11. Ceza Dairesi, özel belgede sahtecilik suçunda onama, nitelikli dolandırıcılık suçunda ise bozma sonrası dava zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşmesine hükmetti.
Özet: Sanıklar hakkında görülen özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık kamu davalarında, her iki suç için de olağan dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu tespit edilmiş; mahkemenin özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin düşme kararı onanırken, nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin hüküm zamanaşımı sebebiyle bozularak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu durumda Yargıtay kendi yetkisini kullanarak kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/458 E., 2020/22 K.SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER: Beraat, düşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Sanıklara yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının suç tarihinden bozma sonrası hükümler tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanıklara yüklenen “Nitelikli dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sanıkların sorgusunun yapıldığı 26.11.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.