Yargıtay 10. Ceza Dairesi, sanığın 2313 sayılı Kanuna muhalefet mahkumiyetini onarken uyuşturucu ticareti hükmünü eksik araştırma nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkındaki 2313 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanık lehine olan eski yasa hükümlerinin doğru uygulandığı ve yerel mahkemenin delilleri uygun biçimde değerlendirdiği gerekçesiyle onarken; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmü ise, sanığın önceki bir davasındaki ilgili dosyasının aslı veya onaylı örneği incelenmeden, eylemlerin tek, ayrı veya zincirleme suç olup olmadığının yeterince araştırılmaması nedeniyle eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozarak yeniden yargılama yapılmasını kararlaştırmıştır.
10. Ceza Dairesi         2020/8293 E.  ,  2025/13965 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/208 E., 2015/35 K.
SUÇLAR: 1. 2313 sayılı Kanun'a muhalefet
2. Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama (Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden)
2. Bozma (2313 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden;
Sanık hakkında 2313 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan hüküm kurulurken sanık lehine olan 6545 sayılı Yasa'yla yapılan değişiklik öncesindeki hali gereğince hüküm kurulduğundan Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün ONANMASINA,
B. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından zincirleme suç hükümleri uygulanarak Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/14 Esas, 2014/119 Karar sayılı dosyasında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle 5 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası olarak kesinleşen cezası mahsup edilerek hüküm kurulmuş ise de; dosya kapsamında dosyanın aslı veya onaylı örneğinin bulunmadığı anlaşılmakla; belirtilen Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının aslı veya onaylı örneği bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.