11. Ceza Dairesi, sanık hakkında kurulan nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetini onarken, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımından düşme kararı verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun, delillerin vicdani kanaate uygun değerlendirilmiş olması nedeniyle onamış; öte yandan, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda ise eylemin vasfını güveni kötüye kullanma olarak belirleyerek, bu suç için kanunda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmesi sebebiyle ilgili mahkumiyet hükmünü bozmuş ve kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28587 E.  ,  2025/16532 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/329 E., 2015/383 K.
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak
kullanılması suretiyle dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Tüm dosya kapsamından 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığın araç kiralama işi yapan katılanlardan ... plaka sayılı aracı kiraladığı ve sözleşmede belirtilen süre geçmesine rağmen katılanlara teslim etmediğinin iddia olunduğu olayın 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesindeki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; değişen suç vasfına göre sanığın eylemine uyan "güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
24.12.2025 tarihinde karar verildi.