11. Ceza Dairesi, sağlık sigortası bahanesiyle ticari faaliyet kapsamında işlenen dolandırıcılık suçunun hatalı vasıflandırılması sebebiyle mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, bir sanığın temyiz başvurusunu usul eksiklikleri nedeniyle reddederken, diğer sanık hakkında ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırarak basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kuran bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur; zira olayda, şirket faaliyeti çerçevesinde, sigorta borcu bahanesiyle telefon aracılığıyla aldatıcı beyanlarla haksız menfaat temin etme eyleminin basit dolandırıcılık yerine, Türk Ceza Kanununun 158/1-l ve (h) bentleri uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, dolayısıyla suç vasfının hatalı belirlendiği tespit edilerek, sanığın kazanılmış hakları gözetilerek dosyanın yeniden inceleme için bölge adliye mahkemesine iadesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/697 E., 2020/1275 K.SUÇ : DolandırıcılıkHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, esastan ret 1-Sanık ... yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288 inci maddesindeki "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.", aynı Kanun'un 294 üncü maddesindeki "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve aynı Kanun'un 301 inci maddesindeki "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar." şeklindeki düzenlemelere göre, sanığın temyiz dilekçesinde hükmün hukuki yönüne ilişkin herhangi bir temyiz nedeni göstermediği,2-Sanık ... ve müdafiinin temyizi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/266 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında; dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/697 Esas, 2020/1275 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilip duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ... ve müdafiinin temyizi; mahkumiyetin usul ve yasaya aykırı verildiği, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ...'ın Temyizi YönündenÖn inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında izah edilen sebeplerle sanığın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyizi Yönünden Sanıklar ... ve ... tarafından,...Danışmanlık Organizasyon Şti. üzerinden, şirkete tahsisli 0850’li hat ile katılan ...’ün aranarak “sağlık sigortası hizmet süresinin dolduğu, iptal için ödeme yapılması gerektiği, aksi hâlde icra işlemleriyle karşılaşacağı” yönünde beyanlarla şirket adına açılmış PTT posta çeki hesabına 1.650 TL yatırmasının sağlandığı; sanık ...’un hesaba yatan paraları çekip sanık ...’e teslim ettiği, şirketin resmiyette Uğur adına kayıtlı olmakla birlikte fiilen ... tarafından işletildiği, ilk derece mahkemesince eylemin “mesafeli satış sözleşmesi” kapsamında kaldığı ve mahkûmiyet için her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulduğu, Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine ... BAM 8. CD tarafından duruşma açılarak beraat hükmünün kaldırıldığı ve sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenmiş ise de; sanığın şirket faaliyeti çerçevesinde sigorta borcu bahanesiyle haksız menfaat temin edilmesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L ve (h) bentlerine temas ettiği göz ardı edilerek hatalı vasıflandırmayla basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARA. Sanık ...'ın Temyizi YönündenGerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyizi Yönünden... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından 5271sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.