Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin delil yetersizliği ve cezanın orantısızlığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu Yargıtayca esastan reddedilerek karar onandı.
Özet: Sanık müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik, müvekkilinin suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı, haksız yere suçlandığı, katılan beyanları dışında delil olmadığı, cezanın orantısız ve alt sınırdan uzak belirlendiği, TCKnın 62. maddesinin uygulanmadığı ve gerekçenin soyut olduğu iddialarına dayalı temyiz başvurusunun incelenmesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmeyerek sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddine ve usul ile yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/12094 E.  ,  2025/23968 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1985 E., 2020/2323 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin söz konusu suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, müvekkilinin haksız olarak suçlanmış ve mahkum edilmiş olduğuna, katılanların çelişkili beyan ve suçlamaları haricinde delil bulunmadığına, cezanın alt sınırdan ayrılarak çok ağır şekilde belirlenmesinin yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, alt sınırdan ayrılmak için ortada bir sebep bulunmadığına, ayrıca TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına, müvekkilinin son derece aleyhine olan bu durumun gerekçesinin soyut ve matbu gerekçelerle izah edilmeye çalışıldığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.