Trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açtığı davada, maluliyet raporlarındaki çelişki ve değerlendirme hatalarının Yargıtay tarafından incelenmesi.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin bu hukuki evrakta, davacının sunduğu maluliyet raporu ile uyuşmazlık hakemliğince alınan birden fazla uzman raporu arasında maluliyet oranı konusunda çelişki yaşanmış; hakem heyeti, en son alınan rapora dayanarak davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiş, ancak temyiz incelemesinde davacının raporunda belirtilen yara izi kaynaklı maluliyetin ilgili yönetmelikteki vücut yüzeyini kaplama oranı şartını taşımadığı tespit edilerek dosya incelenmeye devam etmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2024/11881 E.  ,  2026/1652 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1058 D.İş - 2024/1058 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.04.2022 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI
Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten kök raporun alındığı, davacı vekilince kök rapora itiraz edilmesi üzerine aynı heyetten üç adet ek raporun alındığı, söz konusu raporlar ile davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.07.2023 tarihli rapor arasında çelişkinin bulunduğu, çelişkinin giderilmesi için ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile adli tıp uzmanlarından oluşan yeni bir heyetten 09.05.2024 tarihli 4. ek raporun alındığı, alınan bu son raporda, davacı tarafça sunulan .... Prof. Dr. ... Şehir Hastanesi tarafından 02.04.2024 tarihli durum bildirir raporda, davacının sağ ve sol el bileği hareketlerine ilişkin ölçümlerin incelenmesinde, son muayene sonucu sonucuna göre davacının sağ el bileği hareketlerinin normal sınırlarda ve sol ile aynı olduğu ve engellilik yaratacak herhangi bir kaybın bulunmadığı, davacının sağ el bileğindeki kırılma nedeniyle maluliyetinin %0 olduğu, davacının yüzündeki yara izi nedeniyle de maluliyetinin %0 olduğu, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakemince alınan son raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti bulunmadığının tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, başvurunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, Uyuşmazlık Hakemince alınan raporlarda davacı muayene edilmeksizin tedavi belgeleri üzerinden değerlendirme yapıldığını, bu nedenle hükme esas alınan raporların hatalı olduğunu, söz konusu raporlara karşı sundukları itirazların ve dosyaya sundukları muayene raporlarının değerlendirilmediğini, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, başvurunun reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir..
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.07.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacının kaza nedeniyle yaralanan el bileği için %5 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği, bununla birlikte davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 5 oranında maluliyetin tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, Uyuşmazlık Hakemi tarafından ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten alınan 09.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakemince söz konusu rapor benimsenmek suretiyle başvurunun reddine karar verildiği, ancak anılan raporun davacının bizzat muayenesi yapılmaksızın tedavi belgeleri ve grafiler üzerinden hazırlandığı, ayrıca davacıda kaza nedeniyle oluşan hipertrofik skar ve keloid kapsamındaki arazın incelenmesi için gerekli olan cildiye uzmanı hekimin de raporu hazırlayan heyette yer almadığı, buna göre söz konusu raporun da hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Cildiye/Plastik Cerrahi Bölümü uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.