Banka tarafından kullandırılan ticari kredi ve mevduatlardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile kefilin sorumluluğunun incelenmesi davası.
Özet: Bir bankanın, ticari kredi ve kredili mevduattan kaynaklanan ödenmemiş alacağının tahsili için başlattığı icra takibine karşı borçlu ve müteselsil kefilin yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talepli davasında, davalıların savunma sunmaması üzerine mahkeme, icra dosyası ve bilirkişi raporunu inceleyerek asıl alacak, işleyen faiz ve temerrüt faizi oranlarını tespit etmiş, öte yandan Türk Borçlar Kanununda kefalet sözleşmesi için öngörülen şekil şartlarının somut olaya uygulanabilirliğini değerlendirerek yargılamayı sürdürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/16 Esas
KARAR NO : 2026/184
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 03/01/2025
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil Banka ile müşterisi ---------- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgeleri imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden davalı/ borçluya kredi tahsis edilmiş ve kullandırıldığını, ilgili kredi sözleşmesine diğer davalı ---------- da hukuka uygun bir şekilde müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, davalı/borçlu ile müvekkil banka arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalıya kredi kullandırılmış olup davalı/borçlu, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, davalı aleyhine --------- Banka Alacakları İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil Bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibi açıldığını, davalı/ borçlu; icra takibine ilişkin ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine ayrıca yetkiye itiraz edildiğini, davanın kabulü ile davalının icra takibine karşı yapmış oldukları haksız itirazın iptaline ardından takibin devamını, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; kredi çerçeve sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 23/06/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi toplamı 44.876,12 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara 10/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 04/07/2023 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde dairenin yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup; bilirkişi rapor içeriğine göre; davalı (asıl borçlu) -------- ile davacı banka arasında; 29.05.2020 tarihinde 60.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi, imzalandığı, davalı ---------- Sözleşmenin Kefalet sözleşmesi ekini 29.05.2020 tarihinde 60.000 TL limitli müteselsil kefil olarak imzaladığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden, Banka tarafından davalı asıl borçlu--------- adına bankanın --------,-------- Şubesinde -------- Ticari müşteri numarası tanımlandığı, vadesiz hesap açıldığı ve ticari kredi ürünleri, pandemi döneminde “Esnaf Destek Kredisi” kullandırımı yapıldığı, davacı bankanın davalı için 23.06.2023 takip tarihi itibariyle ---------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyası ile başlattığı takip talebinde talebi ile davacı bankanın başlattığı takip talebinde talebi ile bağlı olarak alacağı ; 25.127,84 TL Anapara (Talebi ile aynı) 10,496,50 TL İşleyen Faiz Toplamı 524,82 TL 965 BSMV Toplam 36.149,16 TL Olarak hesaplanmış olduğunu, banka takip talebi ile hesaplamalar arasındaki fark nedeniyle hesaplamalar kontrol edilmiş ve banka kayıtları tekrar irdelendiğini, yapılan faiz hesaplamasında davalılara gönderilen ihtarname olmadığından açılış tarihinden takip tarihine kadar banka tarafından Esnaf kredisi Akdi faiz işletildiğini, davacı bankanın takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 25.127,84 TL Matrah üzerinden %42,00 Temerrüt Faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği, (Bankanın %42 temerrüt faizi talebinin uygun olduğu) tarafların masraf, vekâlet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Mahkememizin takdirleri içinde kaldığını beyan etmiştir.
TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ---------ile davacı banka arasında Esnaf Destek Kredisi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalı ---------- kefil olarak sözleşmeyi imzalayarak yükümlülük altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davalı tarafa herhangi bir kat ihtarı tebliğ edilmediği, temerrüdün takip tarihi itibariyle gerçekleştiği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 36.149,16TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatının kabulü gerektiği, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %42 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle, 25.127,84TL asıl alacak, 10.496,50 TL işlemiş faiz, 524,82 TL BSMV üzerinden takibin devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.469,34 TL’den peşin olarak yatırılan 766,38 TL'nin mahsubu ile 1.702,96 TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 766,38 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 702,90 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 816,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.518,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%80kabul) 6.815,12 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 36.149,16 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%80kabul) 2.880,00 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, (%20 Ret) 720,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2026