Kamulaştırma bedeli tespiti davasında taşınmazın arazi vasfı, gelir metoduyla değer biçilmesi, faiz ve vekalet ücreti konularındaki istinaf red kararına yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesinin ardından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunda bulunarak belirlenen bedelin hatalı olduğunu, kendi lehine vekalet ücreti ve yasal faiz uygulanması gerektiğini iddia etmesi üzerine gerçekleşen süreci ele almaktadır; Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın arazi vasfında kabulüyle gelir metodu, belirlenen kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının yerinde olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda faiz başlangıcı ve türünün isabetli olduğunu, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları gereği idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin doğru olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, akabinde davacı idare kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/968 Esas, 2025/1098 KararKARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/1087 Esas, 2024/574 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın toprağının verimli olduğunu, sulu tarım arazisi vasfında olduğunu belirterek taşınmazın gerçek ve güncel değerinin tespitini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarece belirlenen bedel günün şartlarına ve objektif kriterlere uygun olup bilirkişilerce belirlenen bedelin hatalı olduğunu,müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yasal faiz uygulanması gerekirken kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında kaldığı, 1/25000 ölçekli ... planında "Pasif ... Alan" olarak planlı olduğu, meskun mahalde bulunmadığı görülmekle, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabulü ile gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla değer biçilmesi, taşınmazın niteliğine uygun oranda (%5) kapitalizasyon faizi ve dava konusu taşınmazın konumu, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak %10 objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, dava tarihinin 27.09.2023 olduğu gözetilerek 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiğinden mahkemece uygulanan faiz başlangıcının ve faiz türünün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin faize yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 Başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, hükmün 2 nolu kısmında, bakiye kamulaştırma bedelinin davalılara tapudaki payları oranında yada 1/3'er oranında ödenmesi şeklinde yazılması gerekirken, bakiye kamulaştırma bedelinin davalılara hangi oranda ödenmesi gerektiğinin yazılmaması ve hükmün 1-A kısmında taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına rağmen hükmün infazında tereddüt oluşturulabilecek şekilde "B harfi ile gösterilen ve taşınmazın tamamına karşılık gelen 14.566,67 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, iptal edilen kısmın ..." şeklinde ibarelerin kullanılması isabetli olmasa da, bunların esasa etkili olmayan ve mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu anlaşılmakla eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2 .Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.