Nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan davada bazı sanıkların mahkûmiyetlerinin onanması ve bir sanığın beraatinin yetersiz gerekçeyle bozulması kararı.
Özet: Dosya incelemesi sonucunda, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, iddia ve savunmanın tartışıldığı, hukuka uygun delillerle fiilin sanıklar ... ve ... tarafından işlendiği, suç vasfının doğru belirlendiği ve cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığı gerekçeleriyle bu sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümleri onanmış; ancak katılanın taşınmazının, sanıklar ... ve ...nin de katılımıyla, sanık ... tarafından gerçek dışı toprak edindirme kredisi vaadiyle kandırılarak bedelsiz devredilmesi ve tapuda yalan beyana teşvik edilmesi gibi nitelikli dolandırıcılık eylemlerinin sabit olmasına rağmen, sanık ... hakkında yetersiz gerekçelerle verilen beraat kararının bozulmasına oy birliğiyle hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/26903 E.  ,  2025/15714 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/112 E., 2016/92 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar ... ve ...'nun temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 15 86... parsel sayılı taşınmazdaki payını satmak için sanık ...'in .../...'de bulunan " ..." isimli işletmesine gittiği, aynı işletmede bulunan sanık ...'nun katılana kısa süre içerisinde müşteri bulabileceğini bildirdiği, bir süre sonrada katılan ile sanık ...'yu tanıştırdığı, bunun üzerine tarafların katılana ait 15 86... parsel sayılı taşınmazdaki payının satışı için 72.000,00 TL üzerinden anlaşma sağladıkları, sanık ... ve ...'nin katılana, sanık ...'nin maliki olduğu bir çok taşınmazının bulunduğunu, bu taşınmazlara ilişkin kısa süre içerisinde devletten toprak edindirme kredisi alınacağını, bu parayla da satış bedelinin ödeneceğini bildirdikleri, satışa konu taşınmaz ile ilgili olarak taraflar arasında akdedilen 18.04.2012 tarihli emlak alım satım sözleşmesinin ödeme kısmına bu hususun yazıldığı, sanık ... tarafından tapudaki işlemler bittikten sonra ödeme yapılacağı vaadi ile katılana 72.000,00 TL bedelli bir senet verildiği, bunun üzerine katılana ait taşınmazın 24.04.2012 tarihli resmi senet ile sanık ...'ye 55.000,00 TL bedelle devredildiği, bu işlemden bir gün sonra 25.04.2012 tarihinde ise sanık ... tarafından aşamada tanık olarak bilgi ve görgüsüne müracaat edilen ...'a aynı bedele devredildiği, taraflar arasında anılan taşınmazın devrine ilişkin olarak düzenlenen 18.04.2012 tarihli alım satış sözleşmesini alıcı olarak sanık ...'nun, satıcı olarak katılan ...'ın, tanık olarak ise diğer sanıklar ... ile ...'in imzaladığı, bedel ödenmeksizin devrin gerçekleştiği, ... İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 04.02.2015 tarihli yazısında toprak edindirme kredisine ilişkin Müdürlükçe çiftçilere tanımlanan bir uygulama olmadığının bildirildiği, katılan yargılama aşamasındaki beyanında, sanıklar ile birlikte satış işlemi için Tapu Müdürlüğüne gittiklerini, sanık ...'nun tapu memurunun satış bedelini alıp almadığını sorduğunda kendisine hitaben; "tapuda taşınmazın bedelini alıp almadığı sorulduğunda aldım de tamam mı" şeklinde telkinde bulunduğunu beyan ettiği, sanığın mahkûmiyetlerine karar verilen diğer sanıklarla birlikte olayın başlangıcından itibaren fiil üzerinde hakimiyet kurarak fikir ve eylem birliği içerisinde zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket ettikleri, bu şekilde yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu gözetilerek sanık ...'in mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken; dosya kapsamına düşmeyen yetersiz gerekçe ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2025 tarihinde karar verildi.