Boşanma sürecinde haksız şikayet ve hak arama hürriyeti sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle kişilik haklarına saldırı iddiasıyla açılan manevi tazminat davasının reddi.
Özet: Davacı gerçek ve tüzel kişilerin, davalı eski eş ve vekilinin boşanma süreciyle ilgili olarak yargılamanın iadesi talebi ve suç duyurusu gibi yasal yollara başvurarak ve kamuoyuna yansıyan iddialarıyla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, ticari itibarlarının zedelendiği ve şikayet hakkı ile iddia ve savunma dokunulmazlığı sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle talep ettikleri manevi tazminat ve kararın ilanı davasında, ilk derece mahkemesi, istinaf mahkemesi ve Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, davalıların eylemlerinin anayasal hak arama özgürlüğü ve yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığı, davacılara zarar verme kastı taşımadığı ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/6766 E.  ,  2026/1527 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1826 E., 2023/1219 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/237 E., 2021/139 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un diğer müvekkili ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin sahibi olduğunu, müvekkili ... ile davalı ... 'un İstanbul 4. Aile Mahkemesi'nin 2017/4 87... /515 sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalı ...'ın davalı ... 'un vekili olduğunu; taraflar kendi iradeleri ile boşanma konusunda mutabakat sağlamış olmalarına karşın davalı tarafın boşanma kararı konusunda aldatıldığı, iradesinin fesada uğradıldığı iddiaları ile belirtilen dosyada yargılamanın iadesini talep ettiğini, aynı iddialarla müvekkili ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, hukuka aykırı bu iddiaların aynı zamanda basında haber yapıldığını, müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ticari olarak itibarlarının zedelendiğini; şikayet hakkı, iddia ve savunma dokunulmazlığının sınırlarının aşıldığını belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... 'dan tahsili ile müvekkili ...'a verilmesi, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... 'dan tahsili ile müvekkili şirkete verilmesi, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile müvekkili ...'a verilmesi, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile müvekkili şirkete verilmesi ve kararın ilanı talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili üzerinde baskı kurmak amacıyla eldeki davayı açtığını, şikayet ve hak arama özgürlüğünün yasal sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; avukatlık görevinin gerekleri dışına çıkmadığını, müvekkilinin beyanları doğrultusunda hareket ederek davacı taraf hakkında hukuki yollara başvurulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi dosyasında dinlenen tanık ifadeleri incelendiğinde, davalılar .... ve avukatının dava konusu dilekçelerinde yer alan iddialarını kısmen doğrulayan ibarelerin mevcut olduğu, bu iddiaların görünen gerçekliğe yakın olduğu, davalı tarafın iddialarının iftira niteliği taşımadığı zira iftira suçundan davalı taraf hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, manevi tazminat talebinin yasal unsurlarının oluşmadığı, davalı avukat ...'ın müvekkilinin hak ve menfaatlerini koruma görevini yaparken yasaların kendisine tanıdığı sınırı aşmadığı, yapılan başvuruların Anayasal şikayet hakkı ve dava açma hakkı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların eylemlerinin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı, şikayet hakkının kötüye kullanılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalıların eylemlerinin şikayet hakkı ve hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğini, yargılamanın iadesi talebinin reddine dair mahkeme kararı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla davalı tarafın haksızlığının ortaya çıktığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet ve hak arama hürriyetinin sınırlarının aşıldığı iddialarıyla manevi tazminat ve kararın ilanı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalılar tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalıların eyleminin hak arama hürriyeti ve yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacılara zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.