Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu kalıcı sakatlık ve cismani zarar tazminatı davasında sigorta şirketinin sorumluluğunu belirleyen gerekçeli kararı.
Özet: Bu tazminat davasında, trafik kazasında motosiklet yolcusu olarak yaralanan ve kalıcı sakatlık oranı artan davacı, kazaya karışan diğer aracın trafik sigortacısı olan davalıdan sürekli ve geçici iş göremezlik zararlarının avans faiziyle tahsilini talep ederken; davalı sigorta şirketi ise davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, taleplerin poliçe kapsamı dışında kaldığını, kusur ve maluliyet oranının yeniden tespitiyle müterafik kusur indirimi uygulanmasını ve faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/478 Esas - 2026/7
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2022/478KARAR NO : 2026/7...DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 17/07/2022KARAR TARİHİ : 07/01/2026K.YAZIM TARİHİ : 09/01/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/03/2017 tarihinde ...ilçesi sınırları içerisinde;... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ...2918 sayılı KTK‘nın 84-e (Geçme yasağı olan yerlerden geçme yasağı) kuralını ihlal ettiği için kusurlu bulunduğunu, ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkil ...’ın kazanın oluşumunda hiçbir kusuru olmadığını, olay ile ilgili olarak... karar numarası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkili 16/08/1995 doğumlu olup... kaza neticesinde ... ile giderilemez, şekilde vücudunda kırıklar oluştuğunu, kazaya bağlı olarak oluşan sakatlıkları neticesinde efor kaybı da büyük olduğunu, kaza sonrasında müvekkili ... kazaya bağlı oluşan sakatlıklarla ilgili tedavi gördüğünü ve tedavilerinin uzun sürdüğünü, davalı şirket, ... plakalı aracın ... sigortacısı (poliçe no:...) konumunda olup, müvekkilinin poliçede yer alan klozlar dahilinde meydana gelen zararlarını poliçe limiti dahilinde karşılanması gerektiğini, taraflarınca davalı tarafa yapılan başvuru üzerine ... sayılı hasar dosyası açıldığını ve taleplerinin reddedildiğini, davalı tarafından müvekkili için yapılan ödemeden sonra müvekkilinin sakatlığı sürekli olarak arttığını, müvekkilinin acılar içinde yaşamaya devam ettiğini, müvekkilinin kalıcı sakatlık oranının tespit edilmesi ve zararının da hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin sakatlık oranı tespiti için yaptıkları başvuru sonucunda ...7.3.2018 tarihli raporuna göre % 5,5 oranında sakatlığı olduğu tespit edildiğini, bu oranın sürekli katlanarak arttığını, davalı taraf 18.7.2018 tarihinde 12.395 TL sadece ödediğini, artan sakatlık ile yapılan ödeme bir birinden çok uzak ve zararlarının yüksek olduğunu, daha sonra ... nezdinde 14.3.2019 tarihli 2019/1093 sayılı raporuna göre %10 oranında sakatlığı söz konusu olduğunu ve günümüzde 3 yıl geçtiğini ve daha da arttığını, taraflarınca ...başvuruda ise rapor uygun bulunmadığını ve kısmi davalarının kısmi olarak reddedildiğini, bu nedenle işbu dava yoluna gidildiğini, konu ile ilgili arabulucu yoluna başvuruda bulunulduğunu, ancak anlaşılamadığını, açıklanan ve resen tespit edilecek nedenlerle belirsiz alacak dava kapsamında davalıdan kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarının resen belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Huzurdaki davanın 2 yıllık hak düşürücü süre tamamlandıktan sonra açıldığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, KTK 97 uyarınca bakiye tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine mevzuatta belitilen belgelerle müracaat edilmediğini, usul ekonomisi gereğince dosyada öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, maluliyete ilişkin maddi tazminat talebi hakkında kanuna ve yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılmasını, geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, “geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri” tazminatı tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, uygulanması istenen faiz türü ve faizin başlangıcı hatalı olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu dava dilekçesinin tebliğinden itibaren söz konusu olacağını, anayasa mahkemesi kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, ilgili evraklar celb edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağını, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, eğer esas incelemesi yapılacak ise; Kusur tespiti için dosyanın ... Dairesi’ne gönderilmesini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın ... gönderilmesini, tazminat miktarının aktüer siciline kayıtlı aktüerler tarafından hesaplanmasına, uzlaşma tutanaklarının dosyaya sunulması sonrasında edim karşılığı uzlaşmanın varlığı halinde başvurunun reddine, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri talebinin ZMMS poliçe teminat kapsamında olmaması nedeniyle reddine, yapılacak olan hesaplamadan başvuranın müterafik kusuru nedeniyle ayrı en az %20 indirim yapılmasına, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davadaki uyuşmazlığın; 01/03/2017 tarihinde meydana geldiğinden bahisle davacının yaralandığı ileri sürülen kazada: Kusur durumu, geçici, sürekli ve bakıcı gideri ile zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında müterafik kusurunun olup olmadığı, başvuru koşulunun yerine getirilip getirilmediği, maddi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.Davalı vekili 06/01/2026 tarihli dilekçesi ile:Davacı tarafla yapılan sulh anlaşması neticesinde ekli ibraname gereğince davacı ...'nın vekili Av. ... hesabına 31.12.2025 tarihinde 515,000.00 TL ödeme yapıldığını, bu kapsamda müvekkili şirkete yöneltilen talepler bakımından davanın konusuz kaldığını, davanın reddine karar verilmesini ve lehe çıkabilecek yargılama giderleri ile vekalet ücretinden feragat ettiklerini, açıkladığımız nedenlerle, davanın reddi ile beyanları gereğince işlem yapılmasını talep etmiştir.Davacı vekili 07/01/2026 tarihli celsede "Biz karşı tarafla Sulh olduk karşı taraf açmış olduğumuz davaya ilişkin tüm taleplerimize ilişkin dava konusuz kalmıştır, sulh evrakını da karşı taraf sunmuştur, bu hususta sulh doğrultusunda mahkemenizce karar verilmesini talep ediyoruz, dava konusuz kalmıştır, manevi tazminat talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.HMK'nun 313 ve devamı maddelerinde sulh düzenlenmiş olup, sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tarif edilmiş ve hükmün kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği öngörülmüştür. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuçlar doğurur. Mahkemece taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezler ise karar verilmesine yer olmadığına karar verileceği belirtilmiştir. Eldeki davanın niteliği gereği tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu anlaşılmıştır. Taraflar mahkeme dışı sulh olduklarını ve birbirlerinden yargılama gideri talep etmediklerini ve sulh olduklarını beyan ettiklerinden dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Dava sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,Alınması gereken 732,00TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Talep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/01/2026...