Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçta vefat eden yolcunun desteğinden yoksun kalma tazminatına ilişkin müterafik kusur ve faiz değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, zorunlu trafik sigortası bulunmayan bir aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat eden yolcu konumundaki çocuğun ebeveynlerinin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olup, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin farklı poliçe limitleri ve faiz başlangıç tarihleriyle belirlediği tazminat miktarları üzerinden devam eden uyuşmazlığı ele almaktadır; davacılar özellikle vefat eden yolcuya uygulanan %20 müterafik kusur indirimi oranının yüksekliğini ve hükmedilen tazminatın yetersizliğini temyiz gerekçesi olarak ileri sürerken, mahkeme genel olarak bu indirimi yerinde bulmakla birlikte, hak sahiplerinin bakiye ömür sürelerinin hesaplanmasında kullanılan yönteme dair özel bir hususa dikkat çekmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2023/2152 E.  ,  2026/1416 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1916 E., 2022/2582 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/139 E., 2022/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ZMSS poliçesi bulunmayan ve davacıların desteğinin yolcu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 18.10.2018 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacıların desteği olan çocuklarının vefat ettiğini ve davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve talep arttırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı baba için 95.736.26 TL ve davacı anne için 206.519,61 TL olmak üzere toplam 302.255,87 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılarca dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihindeki ZMSS poliçesi limitleri ve ZMSS poliçesi bulunmayan aracın sürücüsünün kusuru oranında olduğunu
belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli 2019/139 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 61.271,20 TL, ... için 132.172,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının (18.10.2018 tarihindeki ZMSS poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) 18.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 76.589,08 TL, ... için 165.215,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının (22.02.2019 tarihindeki ZMSS poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ve indirim yapılacak olsa bile yapılan indirim oranının fahiş olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğunu, işletilen faiz türünün hatalı olduğunu ve avans faizine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan ve davacıların desteği olan müteveffanın yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin vefatı sonucunda davacıların desteklerinin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Dairemiz içtihatları gereği hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olmasına, müteveffanın yolcusu olduğu aracın ticari amaçla kullanılan bir araç olmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince aktüerya hesap raporundaki hesaplamalardan bakiye ömür sürelerinin daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre hesaplama hükme esas alınarak, davacıların hak ettiği tazminat miktarı belirlenmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davaya konu kaza 2018 yılında gerçeklemiş olup, Dairemizin Yargıtayda uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması için içtihat geliştirmesi ve davacılar vekilinin buna yönelik itirazlarını tüm aşamalarda ileri sürmüş olması nedeniyle, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğinden, davacıların ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.