İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve tazminat talepli davada illiyet bağı kurulamaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddi kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu vefat eden bir kişinin yakınlarının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin tazminat istemlerini reddetmesinin ardından davacıların istinaf başvurusunda, üst mahkeme Adli Tıp Kurumu raporunda kazadaki yaralanmalar ile ölüm arasında kesin bir illiyet bağının kurulamaması ve kronik böbrek rahatsızlığı bulunan vefat edenin ölümünün doğrudan kazaya atfedilememesi gerekçeleriyle, ilk mahkemenin kararının doğru olduğu tespit edilerek davacıların istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2024/906
KARAR NO:2026/196
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:07/02/2023
NUMARASI:2021/547 Esas - 2023/138 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat
KARAR TARİHİ:03/03/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesi özetle; 04/09/2015 tarihinde davacıların murisi olan ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sürücü ...'nun idaresindeki ... plakalı aracın sebep olduğu kazada davacıların murisi olan ...'ın öldüğünü, ... plakalı aracın kasko poliçesi ile sigortacısının davalı ... AŞ, ... poliçesi ile sigortacısının davalı ... AŞ, malikinin davalı ...'ın olduğunu belirterek davacı eş için 2.500 TL, davacı çocuk için 2.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı eş için 100.000 TL, çocuk için 75.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.İlk derece mahkemesince; maddi tazminat istemli dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemli açılan davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; meydana gelen trafik kazasında müvekkillerin murisi ...'ın hayati tehlike geçirmek suretiyle ağır biçimde yaralandığını, yoğun bakımda tedavi gördüğünü, aylarca hastanede kaldığı somut gerçeği karşısında hastaneden taburcu olduktan 15 gün sonra vefatının dosya içeriği ile bağdaşmadığını, davayı aydınlatma görevi olan mahkemenin re'sen uyuşmazlığı çözecek nitelikte bilirkişi incelemesine (ATK Genel Kurulu) başvurması ve doğru sonuca ulaştıracak rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 07/10/2022 tarihli raporunda; "Adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin 04/09/2015 tarihinde trafik kazası sonucu yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanede yapılan muayene ve tetkiklerinde, kronik böbrek hastalığı olduğu ve bu nedenle haftada 3 kez dialize girdiği, yaralanması sonucu sağ tibia plato (diz), sol femur (uyluk) pertrokanterik, pelvis, sağ skapula(kürek kemiği) ve her iki tarafta üst seviyelerde kostalarda çok sayıda kırıklar tespit edildiği, sol uyluk ve sağ dizde tanımlanan kırıklar nedeniyle ameliyat edildiği, tedavisi tamamlanarak 20/10/2015 tarihinde taburcu edildiği, 05/11/2015 tarihinde dializ sonrası gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle tekrar hastaneye götürüldüğü, 09/11/2015 tarihinde dolaşım ve solunumun durduğu, otopsi yapılmadığı; mevcut verilerle kişinin ölüm sebebi ve ölüm mekanizması belirlenemeyeceği ve mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediği için, kişinin 04/09/2015 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığının değerlendirilemediği "bildirilmiştir.Rapor içeriğinden de anlaşılacağı üzere, kronik böbrek hastalığı olan davacılar desteğinin dava konusu kazada "sağ tibia plato (diz), sol femur (uyluk) pertrokanterik, pelvis, sağ skapula(kürek kemiği) ve her iki tarafta üst seviyelerde kostalarda çok sayıda kırık" olacak şekilde yaralandığı, bu yaralanmalar nedeniyle operasyonlar geçirdiği, 05/11/2015 tarihinde de, diyaliz sonrası gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle hastaneye götürüldükten sonra vefat ettiği, ATK raporuna göre ölüm mekanizmasının belirlenemediği, bu durumda davacılar desteğinin bacaklarındaki kırıklardan dolayı gelişen durum nedeniyle öldüğünün, başka bir anlatımla, ölüm ile dava konusu kaza arasında nedensellik bağı bulunduğunun ispat edilemediği, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/03/2026