Elektrik şirketinin kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir elektrik dağıtım şirketi tarafından açılan bu itirazın iptali davasında, davalı hakkında tespit edilen ve 08.05.2014 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedeli olan 19.310,17 TLnin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve borçlu aleyhine %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş olup, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, kaçak elektrik tespit tutanakları, icra dosyası, abonelik bilgileri ve bilirkişi raporu gibi delillerin toplandığı bir yargılamadır.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/225 Esas
KARAR NO :2026/229
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:03/04/2025
KARAR TARİHİ:06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun kullanımında olan tesisatta, müvekkili şirket tarafından yapılan kontroller üzerine zabıt tarihinde cari olan 08.05.2014 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği; 10.12.2014 tarihinde GP/... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanakları tanzim edildiğini, işbu tutanaklara istinaden toplamda 5.717,60-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı/borçlu aleyhine, arz edilen kaçak elektrik bedeline 11.327,14-TL gecikmiş gün faizi ve 2.265,43-TL faizin KDV'si ilave edilerek 19.310,17-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2024/... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış ve kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmamakta olup, müvekkili şirket tarafından uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkili şirketin herhangi bir tasarrufu bulunmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan kurum EPDK olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarında ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturalarında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak tespiti ve işbu kullanımdan sorumluluk için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olup 08.05.2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 26'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, dosya kapsamına davanın esası hakkında kaçak elektrik kullanımına dair açık deliller sunulmuş olup davanın esası yönünden haklılık tam olarak ispat edildiğini, kaçak elektrik tespit zaptı ve kaçak elektrik faturası dosya kapsamında yer aldığını, kaçak elektrik tespit tutanakları Hukuk Genel Kurulunun ve müstakar Yargıtay içtihatları gereği aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olup sunduğu delillerle haklılığının ispat edildiğini bildirip, davalı borçlunun ... Müdürlüğü 2024/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılara usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER:
İTOya müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ...( VKN:...) 'nin 10/12/2014 tarihini kapsar şekilde şirket yetkililerini de gösterir tüm kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Satış A.Şne müzekkere yazılarak, Ekte de gönderilen kaçak elektrik kullanım tutanağına göre, tutanakta yazan adresteki abonelik bilgilerinin ve Mahkememiz davalıları ...(T.C.:...), ... ... (VKN:...) abonelik bilgilerinin de çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 28/02/2026 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen fatura sebebiyle başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Takipte borçlu olarak hem Davalı ... hem de ... Reklam gösterilmiştir. ... Reklam’ın itirazı üzerine takip bu borçlu yönünden durmuştur. Yapılan bu itirazın ve itiraza karşı açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Ancak Davalı ...’ın takip dosyasına süresi içinde bir itirazı olmamıştır. İcra dairesinin 01/10/2025 tarihli müzekkere cevabında da ... yönünden takibin durmadığı belirtilmiştir.
İtirazın iptali davasının dinlenebilmesi için usule uygun bir takibin ve takibe karşı usule uygun olarak yapılmış bir itirazın mevcut olması şarttır. Yukarıda belirtildiği üzere ...’ın takibe karşı itirazı olmadığından ve takip ... yönünden durmadığından bu davalıya yönelik itirazın iptali davası açılmasında hukukî yarar yoktur. Bu sebeple bu davalı yönünden davanın hukukî yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Diğer Davalı ... Reklam yönünden yapılan incelemede, kaçak tespit tutanağının incelenmesinde tespitin ve tutanağın 10/12/2014 tarihli olduğu, sözleşme olmaksızın elektrik kullanılması sebebiyle kaçak kullanımın tespit edildiği, endeks bilgilerinin yazılı olduğu, ancak adres ve güç kaynağı bilgilerinin bulunmadığı görülmüştür. Mahkememizce davalı şirketin adresi ve elektrik abonelikleri araştırılmıştır. Davalı şirketin resmi sicil adresi olan ... Caddesi No:8 adresinde 20/11/2014-16/03/2016 tarihleri arasında aboneliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacının tespit tutanağına ve faturaya yazdığı abone numarasının dava dışı üçüncü bir şirkete ait olduğu, bu şirketin aboneliğinin 02/12/2014 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır.
28/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda, ilgili abonelik ile davalının bağının bulunmadığı ve yapılan hesabın yanlış olduğu, kaçak kullanım bulunması halinde kullanım bedelinin 8,013 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı alacaklının yapılan hesaba itirazı bulunsa da, davacının kaçak kullanım adresi, davalının bulunduğu adres ve ilgili tarihlerde davalının aynı adreste aboneliğinin bulunmasına ilişkin bir iddia ve beyanının bulunmadığı anlaşıldığından hesaplama yönünden ek rapor alınmasına gerek duyulmamıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, Davalı ... yönünden davanın usulden reddine, diğer davalı şirket yönünden ise tutanak tarihinde aynı adreste aktif bir aboneliğinin bulunması, abone numarasının davalı dışında üçüncü bir kişiye ait olması ve tutanak ile fatura bilgilerinin eksik olması sebebiyle kaçak kullanım ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davalı ... yönünden davanın hukukî yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine,
2-Davalı ... ... yönünden davanın reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 615,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/04/2026
Katip ...
Hakim ...