Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, lehe kanun tespiti ve etkin pişmanlık ihtarı usulüne uyulmadığı gerekçesiyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, kaçakçılık suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanığın suçu işlediğine dair ilk derece mahkemesi kabulünü isabetli bulmasına rağmen, hükmü iki ana nedenden dolayı bozmuştur: birincisi, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan değişen lehe kanun hükümlerinin denetlenebilir şekilde karşılaştırılıp doğru bir uygulama yapılmaması; ikincisi ise, soruşturma evresinde ihtar yapılmayan sanığa kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma olanağının usulüne uygun olarak ihtar edilmemesi ve bu hakkın hukuka aykırı şekilde uygulanmamasıdır.
7. Ceza Dairesi         2022/5034 E.  ,  2025/15206 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/943 E. 2021/2310 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken lehe kanunun belirlenmesinde denetime imkan vermeyecek şekilde ve karma uygulama yapmak suretiyle hüküm tesis edilmesi,
2. 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesi gerekirken, sanığın ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.