Boşanma davasında, engelli ortak çocuğun özel sağlık durumu dikkate alınmadan babasıyla yatılı kişisel ilişki süresini artıran bölge adliye mahkemesi kararının çocuğun üstün yararı gereğince bozulması.
Özet: Boşanma davasında, üst mahkeme, velayeti annede olan %90 engelli ve sürekli ilaç kullanan çocuk ile babası arasında bölge adliye mahkemesince kurulan yatılı kişisel ilişki hükmünü, annenin çocuğun sağlık durumu, ilaca bağımlılığı ve babanın bu özel bakımı sağlayıp sağlayamayacağına dair iddialarının yeterince araştırılmadığı, eksik inceleme yapıldığı ve çocuğun üstün yararının tam olarak gözetilmediği gerekçesiyle bozarak, bu konunun yeniden kapsamlı bir araştırmayla değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/254 E., 2025/135 K.DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Aile MahkemesiSAYISI : 2019/861 E., 2021/709 K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından baba ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişki süresi ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velâyet ve kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında meydana gelen olayların dikkate alınması gerekir. Boşanmanın ileriye yönelik etkilerini hafifletmekte ve çocuğun boşanmadan sonraki hayata alışmasındaki en önemli faktör, çocuğun hayatında istikrarın ve sürekliliğin sağlanmasıdır. Dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesince velayeti anneye verilen ortak çocuk 2018 doğumlu Deniz ile davalı baba arasında '' her ayın 2. ve 4. hafta sonu Pazar sabah saat 10.00’dan saat 14.00’e kadar'' kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, ilgili hüküm davalı erkek tarafından kişisel ilişki süresinin az olduğu ile yatılı kişisel ilişki tesis edilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuğun inceleme tarihi itibariyle 6 yaşını doldurduğu dikkate alındığında, çocuk için anlamlı olacak ve duygu bağının güçlenmesine katkı sağlayacak şekilde çocuğun yaz tatili, okul ara tatillerinde , doğum günü ve babalar gününde de ayrıca yatılı olarak da baba ile görüşme sağlanmasının çocuğun üstün yararına uygun olacağı gerekçesiyle ''Velâyeti davacı anneye verilen ortak çocuk ile davalı baba arasında her ayın 1. ve 3. hafta sonları cumartesi sabah 09.00'dan pazar akşamı saat 18.00'e kadar, her yıl dini bayramların 2. günü saat 10.00 dan üçüncü günü akşam saat 18.00 kadar, her yıl sömestr tatilinin başladığı hafta pazartesi günü saat 09.00'dan aynı haftanın bittiği pazar günü akşam saat 18.00'e kadar, babalar gününde sabah saat 10.00 ile akşam 18.00 arası, ve her yıl 1 Temmuz günü sabah saat 09.00'dan 30 temmuz akşam saat 18.00'e kadar baba yanında kalarak görüşmelerini sağlayacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına,'' karar verilmiş, işbu hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde; çocuğa %90 engel raporu verildiği, sürekli ve saatli olarak ilaç kullanması gerektiği, ilaç kullanımı ve hastalıkla ilgili annenin... Üniversitesi'nde eğitim almış olduğu, babanın böyle bir eğitimi olmadığı, çocuğun sürekli ataklar geçirdiği, aksi durumda hayati tehlikesi dahi bulunduğu hususları ileri sürülmüş olup ileri sürülen gerekçeler ile sunulan rapor doğrultusunda araştırma yapılarak ve tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca davalı baba yanında yatılı şekilde kişisel ilişki kurulmasının uygun olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kişisel ilişki yönünden BOZULMASINA,2.Davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.