Nitelikli dolandırıcılık suçunda bir sanık hakkındaki mahkumiyet kararının onanması ve diğer sanığın fikir birliği nedeniyle ceza verilmemesine ilişkin hükmün bozulması.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanan iki sanıktan birisi hakkında verilen mahkumiyet hükmünü, yargılama sürecinde usul ve esasa ilişkin bir aykırılık bulunmadığı ve eylemin sabit olduğu gerekçesiyle onayan mahkeme, diğer sanık hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmü ise, sanıkların tutarlı beyanlar, senetler ve satış sözleşmeleriyle sabit olan fikir ve eylem birliği içerisinde aynı daireyi iki kez satarak haksız menfaat elde ettikleri ve eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozarak, sanığın cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/26541 E.  ,  2026/1689 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/504 E., 2019/569 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, ceza tertibine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan ceza tertibine yer olmadığına dair hükmüne yönelik temyizi yönünden;
Katılanın ve katılanın annesi tanık...'ın her iki sanığın satıştan haberi olduğuna ve birlikte hareket ettiğine dair aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanı, sanık tarafından... lehinde düzenlenen 28.04.2011 ödeme tarihli senet, sanık ... beyanları, sanık ... ile katılan arasında düzenlenen 18.12.2010 tarihli daire satış sözleşmesinde sanık ...'in temsile yetkili olduğu şirket kaşesi ile şirket adına taraf olduğu, yapılan sözleşmeye ve bir kısım ödemelere rağmen aynı daireyi başkası adına satışı yapılarak haksız menfaat temin edildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve tapu kayıtları ile sabit olması, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesi gereğince nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.02.2026 tarihinde karar verildi.