Fikri ve Sanat Eseri Sahibinin Mali ve Manevi Haklarına Yönelik Tecavüz İddiasıyla Açılan Maddi ve Manevi Tazminat Talepli Davanın Usuli ve Esasi İtirazlarla İlerleyişi
Özet: Bir davacı, kendisinin üç adet özgün dijital kolaj eserinin mali ve manevi haklarının davalı tarafından izinsiz kullanım yoluyla ihlal edildiğini iddia ederek, eser başına talep edilen maddi ve manevi tazminatların yanı sıra tecavüzün tespiti, refi, meni ve kararın gazetede ilan edilmesini talep ederken; davalı taraf, davanın zorunlu arabuluculuk eksikliği, belirsiz alacak davası niteliği taşımaması ve husumet yokluğu gibi usuli nedenlerle reddini, ayrıca FSEKin ilgili maddelerinin aynı anda uygulanamayacağı, davacının hakkın kötüye kullanması ve iddia edilen ihlallerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçeleriyle esastan reddini talep ederek, yargılama sürecinde karşılıklı iddia ve savunmalarını sürdürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/83 Esas
KARAR NO : 2026/22
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mali ve manevi haklarına tecavüz edildiğinin tespiti ile tecavüzün ref'i ve men'i ' ne karar verilmesini, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının şimdilik (HMK 107.md uyarınca );
FSEK md 68 uyarınca; şimdilik her bir eser için 5.000 TL den olmak üzere (3 farklı eser için) Toplam 15.000 TL ' nin 05/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, FSEK md 70 uyarınca; ihlal edilen manevi haklarına karşılık her bir eser için 100.000 TL den olmak üzere toplam 300.000 TL nin 05/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, FSEK md.78 doğrultusunda, mahkemenizce verilen hükmün tirajı en yüksek ulusal gazetede ilan edilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada dava şartı arabuluculuğa başvurulmamış olması sebebiyle davanın usulden reddine, belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyecek nitelikteki davanın usulden reddine, husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, aynı anda fsek'in 68 ve 70'inci maddeleri uyarınca dava ikame edilemeyeceğinden davanın reddine, uyuşmazlık konusu eserlerin ilk defa bu dava ile ortaya çıkarılması ve davacının eserler hakkında doğru bilgi vermemiş olması nedeniyle hakkın kötüye kullanıldığı ve dürüstlük kuralının ihlal edildiği davanın reddine, oluşan maddi ve manevi tazminatın hesaplanamayarak davacı tarafın orantısız şekilde hukuka aykırı olarak zenginleşmesine sebebiyet verecek tazminat taleplerinin reddine, davacı tarafın maddi ve manevi haklarına tecavüz edildiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle tespit, ref ve men'e ilişkin taleplerin reddine, davacının ihlal edilen menfaati olmadığından tirajı en yüksek ulusal gazetede ilana ilişkin talebin reddine, netice itibariyle usul ve hukuka aykırı şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanın FSEK md.41. Maddeye dayanarak yaptığı itirazların da hukuki bir dayanağı olmadığını, Ayrıca huzurdaki davaya konu mali ve manevi hak ihlalleriyle ilgisi bulunmamakta olduğunu, Belirtilen maddede; hak sahiplerinden alınacak izin sonrası eserlerin kullanımına ilişkin esaslar düzenlendiğini, Ancak iş bu dava; davacının izni olmaksızın, rızası dışında gerçekleşen eylemler nedeniyle açıldığından, bu maddenin uygulama alanı olmadığını, Davaya konu eserler; özgün bir anlayışla üretilmiş, dijital kolaj eserler olduğunu, Davalı yanın dilekçesinde sunduğu çeşitli eserlerle, davacının eserleri arasında sanatsal açıdan "iktibas" sayılabilecek benzerlikler olmadığını, davacının İstanbul temalı bir kaç eserinde bulunan yorumları, bir detayın tekrarı biçiminde olduğunu, davalı yan, davacının eserlerini davacının izni ve rızası olmaksızın kullanmış ve kullanmaya devam etmekte olduğunu, davacının yıllarca çalışması sonucu ortaya koyduğu eserlerin bu şekilde kötü niyetli olarak kullanılması, adalete ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmakta ve davacının yasal haklarını ihlal etmekte olduğunu, davanın kabulü ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle ; Cevap dilekçelerinde geniş anlatımlara yer vererek mahkemeye sunulan pek çok sav, davacı tarafın cevaba cevap dilekçelerinde eksik ve yanlış bağlamda aktarılarak itiraz edildiğini, yargılamaya ilişkin haklarına halel gelmemesi adına, değinilmeyen ancak davacı tarafın eksik aktararak sunduğu itirazlar başta olmak üzere aleyhte hiçbir itirazı kabul etmediklerini, davada dava şartı arabuluculuğa başvurulmamış olması sebebiyle davanın usulden reddine, belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyecek nitelikteki davanın usulden reddine, husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, aynı anda fsek'in 68 ve 70'inci maddeleri uyarınca dava ikame edilemeyeceğinden davanın reddine, uyuşmazlık konusu eserlerin ilk defa bu dava ile ortaya çıkarılması ve davacının eserler hakkında doğru bilgi vermemiş olması nedeniyle hakkın kötüye kullanıldığı ve dürüstlük kuralının ihlal edildiği sebebiyle davanın reddine, dava konusu talep miktarının senetle ispat sınırını aşması nedeniyle bu koşulu sağlamayan ve muvafakat göstermediğimiz delillerin değerlendirme dışı tutulmasına, oluşan maddi ve manevi tazminatın hesaplanamayarak davacı tarafın orantısız şekilde hukuka aykırı olarak zenginleşmesine sebebiyet verecek tazminat taleplerinin reddine, davacı tarafın maddi ve manevi haklarına tecavüz edildiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle tespit, ref ve men'e ilişkin taleplerin reddine, davacının ihlal edilen menfaati olmadığından tirajı en yüksek ulusal gazetede ilana ilişkin talebin reddine, netice itibariyle usul ve hukuka aykırı şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyetinin sunduğu 06/04/2025 tarihli raporda özetle ; "Davacı tarafça dosyaya sunulan ... seri numaralı USB Bellek içerisinde ... isimli klasör ve klasör içerisinde ... videosu....isimli video dosyası, güneşin ruhunda ....jpg - ... - ... isimli görüntü dosyalarının olduğu, - ... isimli dosya içeriğinde ... isimli dosyanın Oluşturulma ve Değiştirilme tarihlerinin 18 Mayıs 2018 olduğu, - ... isimli dosya içeriğinde...isimli dosyanın Oluşturulma ve Değiştirilme tarihlerinin 14 Eylül 2018 olduğu, - ... isimli dosya içeriğinde ... isimli klasör içerisinde ..., ...,...,..., ..., ...,..., ...isimli dosyalar ve ... isimli klasör olduğu, ... isimli dosya içeriğinde ...isimli dosyanın Oluşturulma ve Değiştirilme tarihlerinin 14 Eylül 2018 olduğu, - ... isimli dosya içeriğinde ... isimli dosyanın Oluşturulma ve Değiştirilme tarihlerinin 20 Haziran 2013 olduğu, -... isimli dosya içeriğinde ...isimli klasörün Oluşturulma tarihini 14 Eylül 2018, Değiştirilme tarihinin 20 Eylül 2018 olduğu, - ... isimli dosya içeriğinde .. isimli klasörün Oluşturulma ve Değiştirilme tarihinin 20 Eylül 2018 olduğu, - ... isimli dosya içeriğinde ... iş isimli klasörün içerisinde 17 adet görüntü dosyasının olduğu, - ... isimli dosya içeriğinde ... isimli dosyanın Oluşturulma ve Değiştirilme tarihinin 20 Eylül 2018 olduğu, - ...isimli dosya içeriğinde ... isimli dosyanın Oluşturulma ve Değiştirilme tarihinin 12 Eylül 2018 olduğu, - Dosya içerisinde bulunan ekran görüntüsünde ... isimli dosyanın Oluşturulma ve Değiştirilme tarihinin 14 Eylül 2018 olduğu, - Davacı tarafça beyan dilekçesinde belirtilen “...'e gidildiğini, Otel lobisinde, müvekkillerine ait olan ...Resminin halen sergilendiğini, Müvekkilleri tarafından çekilen fotoğrafları ekte sundıklarını” belirtikleri görülmüş olup ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur. - Davacı tarafça sunulan 29 Mayıs 2015 tarihinde kadar geçerli olduğu görülen ...tarafından ... ile dosya gönderildiği, dosya adının sinema.rar olduğu, dosya kapsamında gönderilen dosya içerisinde ne olduğunun bilinmediği, - Davacı tarafça sunulan 28 Temmuz 2016 tarihinde kadar geçerli olduğu görülen ..tarafından ... ile dosyalar gönderildiği, dosya kapsamında gönderilen dosyalar içerisinde ne olduğunun bilinmediği, Davacı tarafça sunulan 24 Nisan 2015 tarihinde kadar geçerli olduğu görülen ...mail adresine WeTransfer ile dosyalar gönderildiği, dosya kapsamında gönderilen dosyalar içerisinde ne olduğunun bilinmediği, Davalı Yönüyle İnceleme; - Usb Bellek içerisinde bulunan .... isimli dosyada bulunan video ile ... linkinde bulunan videonun aynı olduğu, linkte bulunan video kontrol edildiğinde videonun ... kanalında yayında olduğu, kanal ayrıntılarında ... bağlantısının olduğu,... – 19 abone – 12 video bilgilerinin olduğu ve kanalın 03 Aralık 2019 tarihinde oluşturulduğu görülmüş olup videodan alınan dava konusu görsellerin bulunduğu, - Davacı tarafından sunulan ... ekran görüntüsü incelendiğinde ... hesabının olduğu, hesap açıklamasında .. - ... yazdığı, hesabın Şubat 2015 tarihinde oluşturulduğu ve hesap oluşturulduğu tarihten bu yana toplamda 7 kez kullanıcı adının değiştirildiği, ... linkinde 02 Mart 2022 tarihli paylaşıma ilişkin ve 27 Ocak 2022 tarihli ... isimli öne çıkarılan hikayeler kısmında bulunan görsele ilişkin ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur. - Davacı tarafça sunulan ... hesabı gizli hesap olduğundan tespit yapılamamış olup sunulan ekran görüntüsünde ... hesabı etiketlendiğinden bu hesap kontrol edilmiş olup 01 Ocak 2023 tarihli ...isimli öne çıkarılan hikayelerde sunulan ekran görüntüsüne ulaşılmış olup ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur. - Davalı tarafça sunulan ... linki kontrol edildiğinde... hesabında 10 Mayıs 2020 tarihli paylaşıma ilişkin ekran görüntüsü yukarıda sunulmuştur. - FSEK kapsamında; Davaya konu eserlerin FSEK mad.4/1 bağlamında güzel sanat eseri olduğu ve eser sahibinin davacı ... olduğu, davaya konu kullanımların bilişim incelemesinde görüldüğü üzere ... adlı hesap tarafından gerçekleştirildiği, ... SIRKETI’nin 17 Ocak 2024 tarihinde kuruluş ilanı olduğu ve kurucunun davacı ... olduğu, bilişim tespitinde ihlale yönelik tespitlerin bu kuruluş tarihinden önce olduğu, bu kullanımların davacının FSEK kapsamında korunmakta olan mali ve manevi haklarını ihlal eder nitelikte olduğu, Sanat piyasasında yapılan kapsamlı araştırma sonucunda davacıya ait eserlerin bedelinin toplam 640.000TL olduğu, ihlal edilen manevi hakkına yönelik olarak FSEK mad.70 uyarınca para ve/veya başka türlü manevi tazminata hükmedilmesinde takdirin sayın Mahkemede olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın eser sahipliğnin tespiti ile, davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti, tecavüzün ref'i ve Fsek m.68 ve m.70 uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.1/B-a’da tanımlandığı şekliyle eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder. Bu tanım uyarınca bir fikir veya sanat mahsulünün eser olarak nitelendirilebilmesi için FSEK’te sayılan eser kategorilerinden birine girmesi (objektif unsur) ve sahibinin hususiyetini taşıması (öznel unsur) gerekir. FSEK m.4/1 hükmüne göre “Yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler güzel sanat eseridir”. Bir ürünün güzel sanat eseri olarak nitelendirilebilmesi için, öncelikle her eserde bulunması zorunlu ve yukarıda belirtilen “objektif” ve şubjektif” koşulu haiz olmasının yanında bu koşuşlarla ilave olarak “estetik değeri haiz olması” da gereklidir. Bu durum resimler açısından sanatçının duygu ve düşüncelerini katarak, kendisine özgü bir tarz ve anlam yüklemesiyle oluşturulmuş olarak gözüktüğü ve davaya konu eserler bakımından bu kriterlerin karşılandığı eser sahibinin hususiyetini taşıdığı ve estetik değere sahip olduğu açıkça anlaşılmakla FSEK mad.4/1 bağlamında güzel sanat eseri olduğu ve sunulan dijital verilerde davalı kullanımlarından eski tarihli kayıtlarla eser sahibinin davacı ... olduğu anlaşılmaktadır.
FSEK’te eser sahibine tanınan manevi haklar; umuma arz hakkı (FSEK m.14), adın belirtilmesi hakkı (FSEK m.15), eserde değişiklik yapılmasını men etme hakkı (FSEK m.16) ve esere ulaşma hakkı (FSEKm.17) olarak düzenlenmiştir. Adın belirtilmesi hakkı, güzel sanat eserlerinde çoğaltma ile elde edilen kopyalarla bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopya veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesini şart kılar. FSEK’te eser sahibine tanınan mali haklar; işleme hakkı (FSEK m.21), çoğaltma hakkı (FSEK m.22), yayma hakkı (FSEK m.23), temsil hakkı (FSEK m.24), umuma iletim hakkı (FSEK m.25) ve pay alma hakkı (FSEK m.45) olarak düzenlenmiştir.
Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı (FSEK m.21), eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı (FSEK m.22), aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı (FSEK m.23), eserden doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı (FSEK m.24) münhasıran eser sahibine aittir.
Davaya konu kullanımların bilirkişi incelemeleri doğrultusunda görüldüğü üzere Alan ... adlı bir hesaptan yayınlandığı ve yine baskı yapılmış fiziki kullanımlarının 3. Kişilerin instagram hesaplarından görülebildiği, ... ruhu İstanbul adlı eserde değişiklik yapıldığı, davacının eserlerinden izinsiz olarak kopyalanarak işlendiği, farklı ölçülerde çoğaltıldığı, FSEK 35. Maddesinde belirtilen iktibas serbestisi sınırını aştığı, adının belirtilmediği bu kapsamda davacının FSEK kapsamında korunmakta olan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği kanaati oluşmuştur. Dosyaya sunulan verilerden Ticaret Sicil Gazetesinin 17 Ocak 2024 tarihinde ... Sırketı’nin kuruluş ilanı olduğu ve kurucunun davacı ... olduğu
görülmektedir.
Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün “eser” niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün sahibinin hususiyetini taşıması”, ikincisi ise kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine “sübjektif unsur” veya esasa ilişkin şart', ikincisine ise “objektif unsur” veya “şekle ilişkin şart” denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin “hususiyetini” taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer' . Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, davaya konu edilen FSEK kapsamında; Davaya konu eserlerin FSEK mad.4/1 bağlamında güzel sanat eseri olduğu ve eser sahibinin davacı ... olduğu, davaya konu kullanımların bilişim incelemesinde görüldüğü üzere ... adlı hesap tarafından gerçekleştirildiği, ... Şirketi’nin 17 Ocak 2024 tarihinde kuruluş ilanı olduğu ve kurucunun davacı ... olduğu, bilişim tespitinde ihlale yönelik tespitlerin bu kuruluş tarihinden önce olduğu, bu kullanımların davacının FSEK kapsamında korunmakta olan mali ve manevi haklarını ihlal eder nitelikte olduğu, Sanat piyasasında yapılan kapsamlı araştırma sonucunda davacıya ait eserlerin bedelinin toplam 640.000TL olduğu, ihlal edilen manevi hakkına yönelik olarak FSEK mad.70 uyarınca hükmedilmesi kanaatine varılmıştır.
FSEK m.68/l hükmüne göre; “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir".
FSEK m.68'deki kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için, mütecavizin kusurunun olması” ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir' Yine Yargıtay'a göre; “...eser sahibinin Mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz kullananla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır. Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.
Zira mali haklara tecavüz halinde FSEK'in 68/1. maddesi gereğince, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, FSEK 68. Madde gereğince üç kat hesabıyla şimdilik her bir eser için ayrı ayrı 5.000 TL toplam 15.000 TL maddi tazminat talep ettiği, davacı tarafça 12/05/2025 tarihinde bedelin 1.905,000,00 TL artırılarak 1.920.000,00 TL 'ye artırılması talebinin olduğu bilirkişi raporu ile hesaplanan bedel olan 640.000,00 TL'nin FSEK 68/1. Maddesi uyarınca 3 katı olan 1.920,000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi tam tespit edilemediği ve taleple de bağlılık ilkesi gereği ihtar çeildiği tarih olan 05/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf aynı zamanda FSEK 70 hükmü çerçevesinde manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosyada mübrez kullanımlar sırasında eser sahibinin davacı olduğunun belirtilmemesi, ayrıca eser sahibinden umuma arz yetkisinin alınmaması nedeniyle nedeniyle FSEK 15 te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilme hakkı ile FSEK 14'te düzenlenen umuma arz hakkının hak ihlalinin söz konusu olması nedeniyle davacıların manevi tazminat talep hakkının olduğu, ihlal edilen manevi hakların türü, ihlalin gerçekleşme şekli ve hükmedilecek tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre takdir edilecek oluşu, hakkaniyet ölçüsü gözetilerek talep gibi 150.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile,
2-Davalı tarafın davacı tarafa ait eseri izinsiz kullanmak suretiyle FSEK'ten kaynaklı haklarını ihlal ettiğinin TESPİTİ ile, davalı tarafın davacının mali ve manevi haklarına muhtemel TECAVÜZÜN MENİNE ve TECAVÜZÜN REF'İNE
3-) Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile; 640.000,00 TL'nin FSEK 68. Madde kapsamında 3 katı olan 1.920.000,00 TL maddi tazminatın 05/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
4-) Davacı tarafın manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile; 150.000 TL manevi tazminatın 05/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
5-) Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 141.401,70-TL karar harcından peşin ve ıslah olarak yatırılan 37.912,42-TL'nin mahsubu ile kalan 103.489,28 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı yararına hesap olunan 286.800,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/4 uyarınca kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafından yatırılan toplam 38.340,02-TL harcın (peşin+başvuru+tamamlama) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davacı tarafından yapılan 15.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 170,00 TL posta gideri toplam 15.170,00-TL'den kabul ve ret oranına göre hesap olunan 12.641,66-TL olmak üzere yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
13-Davalı tarafından yapılan posta gideri 45,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 7,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
14-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2026
Katip ...
¸
Hakim ...
¸