İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, alt taşımacılıktan doğan borca itirazın iptali, icra inkar tazminatı talepli ve fatura niteliği çekişmeli ticari dava.
Özet: Bu dava, bir alt taşımacılık işinden kaynaklanan ödenmemiş alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı, davalının faturaya yasal sürede itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini, kötü niyetle itiraz ettiğini ve bu nedenle itirazın iptali ile inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı, söz konusu faturanın ceza niteliğinde olduğunu, 8 günlük itiraz süresi kapsamına girmediğini, borca e-posta ile itiraz ettiğini, alacağın likit olmadığını ve itirazının hukuki dayanakları olduğunu belirterek davanın reddini ve inkar tazminatı talebinin reddini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/41 Esas
KARAR NO : 2026/232 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/01/2025
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI İDDİASI VE TALEP: Müvekkili olduğu şirket ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişkiler –(alt) taşımacılık işi– nedeniyle davalı tarafından ödenmeyen borca ilişkin alacağın tahsili amacıyla ... 19. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından 30.01.2024 tarihli dilekçe ile haksız ve kötüniyetle icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine itiraz edilmiş, İcra müdürlüğünce takip durdurulduğu, Borçlunun haksız ve hukuki temele dayanmayan itirazının iptali gerektiği, taraflar arasında taşıma işinin yapıldığına dair herhangi bir çekişme olmamakla birlikte müvekkili davalı şirketten faturadan kaynaklı alacaklı konumda olduğu, Davalı şirket tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak sadece zaman kazanmak amacıyla kötüniyetli olarak işbu takibe itiraz edildiği, Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalının haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğu ve haklılığımız sübuta ereceği davalı yan faturaya son olarak ttk hükümleri uyarınca yasal süreler içerisinde itiraz etmemiş , fatura ve fatura muhteviyatı kabul edilmiş sayıldığı, ... 19. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasında müvekkilinin yaptığı takibe hukuka aykırı şekilde itiraz ettiği, davalı-borçlunun hukuka aykırı itirazlarının bertaraf edilmesi ve haksız itirazı sebebiyle takibi durdurarak müvekkili zarara uğratan davalı-borçlu aleyhine %40’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, Davalı tarafından ... 19. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla itirazın iptaline, Kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet veren davalının takibin %40 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABI : Davacı tarafın, müvekkilinin faturalara 8 gün içinde itiraz etmeyerek içeriği kabul ettiği yönündeki iddiası hukuka aykırı yorumlanmış olduğu, Faturanın Niteliği Farklıdır, Davaya konu faturalar, bir mal veya hizmetin ifasına ilişkin asli bir navlun faturası değil, aksine tazminat (bekletme) faturası niteliğinde olduğu, Ceza-Tazminat niteliğinde bu gibi faturalar, TTK 21/2 maddesinin koruma alanı dışındadır ve bu karine bu tür ihtilaflara uygulanamayacağı, Davacı tarafın dilekçesinde belirttiği fatura düzenleneceği bilgisi ve bedeli müvekkile mail yoluyla iletilmiş ve müvekkilinin de aynı mail silsilesi içinde bu bedeli hiçbir şekilde ödemeyeceğini belirterek borca esasından itiraz ettiği, iki tacir arasında mail yoluyla yapılan yazışma, itiraz, beyanlar ticari teamüller gereği geçerli ve yeterli bir itiraz olduğu, Bu nedenle faturanın içeriği kesinlikle kabul edilmediği, Davacı şirket, uluslararası taşımacılıkta uzman ve basiretli bir tacir olarak, yükleme anında ve yola çıkmadan önce, gümrük işlemlerinde hayati öneme sahip olan ATR ve CMR belgelerinin orijinal olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, bu, taşımacılığın aksamamasını sağlamak için taşıyıcıya düşen birincil özen yükümlülüğü olduğu, Davacı tarafın "alacağın likit olduğu" yönündeki iddiası tamamen gerçek dışı olduğu, taşımacılık sözleşmesine, gümrük mevzuatına ve kusur durumuna bağlı olarak hesaplanması gereken bir ceza niteliğinde olduğu, İnkar tazminatı şartları oluşmadığı, Alacak likit olmadığı ve müvekkili olduğu şirketin takibe itirazı somut ve hukuki gerekçelere dayandığı için, müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiası temelsiz olduğu, Yargıtay içtihatları uyarınca, ihtilaflı ve hesaplamayı gerektiren bir alacağa itiraz edilmesi kötü niyetli sayılmayacağı, Bu nedenle davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yönündeki talep kesinlikle reddedilmesi gerektiği, Davacı tarafın haksız ve dayanaksız olarak açtığı davanın reddine, dava konusu alacağın likit olmaması ve itirazın haklı olması nedeniyle İcra İnkar Tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası, İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğü, Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü, tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 23/10/2025 tarihli raporunda; Tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Tarafların yevmiye kayıtlarından oluşan ve incelemelerde ibraz ettikleri hesap ekstrelerine göre takip tarihi itibariyle aralarındaki ticari ilişki sonucu alacak-borç bakiyesinin “0” olduğu, İcra-inkar tazminatı konusunda takdirin Sayın Mahkeme'de olduğunu belirtilerek iş bu rapor mahkememize sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 15/12/2025 tarihli ek raporunda; Tarafların yevmiye kayıtlarından oluşan ve incelemelerde ibraz ettikleri hesap ekstrelerine göre takip tarihi itibariyle aralarındaki ticari ilişki sonucu alacak-borç bakiyesinin “0” olduğu, Her iki tarafın da dava konusu faturaları (Fatura ve iade faturası) ticari defter kayıtlarına aldığı, Buna göre her iki tarafın da kayıtlarına aldıkları faturaların geçerliliğinin hukuki boyutu hakkında takdirin Sayın Mahkeme'de olduğunu belirtilen iş bu rapor sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın; davacının davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak ... 19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
...19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacının ... Şirketi, borçlunun ise davalı ...Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça toplam 767,04 Euro için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, lojistik hizmetini ifa edip, fatura kestiği halde fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile özetle, davacı tarafa ait 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal sürelerinde yapıldığı, defterlerin sahibi lehine delil kabiliyeti bulunduğu, davacı taraf kayıtlarına göre düzenlenmiş davalı tarafa ait hesap ekstreleri de incelendiğinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının olmadığı, hesap ekstresi bakiyesinin “0” olduğu anlaşılmıştır. Yine davalı tarafa ait 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal sürelerinde yapıldığı, defterlerin sahibi lehine delil kabiliyeti bulunmadığı, davalı taraf kayıtlarına göre düzenlenmiş davalı tarafa ait hesap ekstrelerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı, hesap ekstresi bakiyesinin “0” olduğu görülmüştür. Davacı tarafından 29.12.2023 tarihinde düzenlenen ve kayıtlara alınan ... numaralı 250,00 Euro tutarındaki fatura ile ... numaralı 250,00 Euro tutarındaki faturanın, davalı tarafça da aynı tarihte muhasebe kayıtlarına işlendiği görülmüştür. Bu husus, taraflar arasında faturaların düzenlenmesi ve kayda alınması süreçlerinin karşılıklı olarak şeffaf ve uyumlu şekilde yürütüldüğünü ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, davalı tarafından düzenlenip 23.01.2024 tarihinde kayda alınan ... ve ... numaralı ve her biri 250 Euro tutarındaki iki faturanın da davacı tarafından aynı tarihte, yani 23.01.2024 tarihinde kendi kayıtlarına alındığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla her iki tarafın da dava konusu faturaları (Fatura ve iade faturası) ticari defter kayıtlarına aldığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine, şartları oluşmadığından Kötü niyet ve icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet ve icra inkar tazminat taleplerinin reddine,
3-Bu dava sebebi ile alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 -TL harçtan eksik kalan 116,6-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yürürlükte bulanan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 27.435,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
5-Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.600,00 TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep etmeleri halinde iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 02/04/2026
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır