Bölge Adliye Mahkemesinin, davacı bankanın kredi sözleşmelerindeki kefil imzasının davalıya ait olmadığının bilirkişi raporlarıyla tespiti sonrası itirazın iptali davasını reddeden kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bankanın, müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu tuttuğu davalıya yönelik başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle açtığı davada; adli tıp kurumu tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarında, davalıya ait olduğu iddia edilen kredi sözleşmelerindeki imzaların davalının el ürünü olmadığının kesin olarak belirlenmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin davayı reddetme kararı, istinaf ve temyiz aşamalarında da hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/862 Esas, 2025/178 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : 2021/319 E., 2022/465 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Hububat Hayvancılık Gıda İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında iki adet kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığını, davalının bu kredi sözleşmelerine müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attığını, borçlu şirkete kullandırılan krediler geri ödenmediğinden, borçlulara hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, 1.263.896,91 TL nakit, 21.904,00 TL gayri nakdi kredi borç bakiyesinin faiz ve ferileriyle birlikte ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, ihtarnameye karşı borcun ödenmemesi üzerine davalı ile birlikte diğer takip borçlularına karşı ... İcra Müdürlüğünün 2016/76 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, takibe ve imzaya haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaflı dönem öncesine dair celp edilen belge asılları ile birlikte dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek rapor alınmış, alınan 06.10.2022 tarihli raporda 02.10.2013 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesi ve 03.07.2012 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesinde ...'a atfen atılı imza ve yazılar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında yapılan incelemede yazı ve imzaların ...'ın el ürünü olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık öncesi ve sonrası döneme ilişkin imzalar toplanarak Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alındığı, hazırlanan ikinci rapora göre davaya konu sözleşme altındaki imzaların davalının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, toplanan imza örneklerinin imza incelemesinde yeterli ya da yetersiz olduğunu teknik açıdan tespit ederek bu durumu mahkemeye bildirecek olan kurumun Adli Tıp Kurumu olacağı, toplanan imza örneklerine göre Adli Tıp Kurumu tarafından sonuca ulaşılmış olması nedeniyle artık uyuşmazlık öncesi döneme ait sadece bir tane imza örneği toplanmış olmasının raporun hukuken geçerliliğine olumsuz etki etmeyeceği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.