Sürücünün olay yerini terk ettiği trafik kazası nedeniyle sigortacının rücuen tazminat alacağı için açılan itirazın iptali ve pasif husumet yokluğu iddialarının değerlendirildiği dava.
Özet: Bir trafik kazasında sürücünün olay yerini terk etmesi sonucu üçüncü kişiye oluşan zararı tazmin eden sigorta şirketinin, poliçe sahibi davalıdan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları kapsamında rücuen talep ettiği 143.780,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemidir. Davacı sigorta şirketi, alacağın tahsili için itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı araç sahibi ise aracın olay tarihinde kiralık olduğunu ileri sürerek işleten sıfatının bulunmadığını ve davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır; mahkeme, toplanan deliller ışığında bu hukuki uyuşmazlığı çözüme kavuşturmayı amaçlamaktadır.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/141 Esas
KARAR NO : 2026/207
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/02/2025
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.01.2024 tarihinde firar eden sürücü sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile ... yolu üzerinde ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken ... Sokak Kavşağında ... olarak tabir edilen ışıklı kavşağa geldiği esnada aracının ağırlıklı olarak sol ön kısımları ile sol şerit üzerinde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ arka köşe tampon ve çamurluk kısımlarına çarpması ve bu çarpmanın etkisi ile ... plaka sayılı aracın sola doğru savrularak refüj bordör taşlarına çarpıp orta refüj üzerinde bir süre mesafe kat ettikten sonra aracının ön kısımları ile sağında şerit üzerinde bulunan sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol arka çamurluk kısımlarına çarpması, akabinde ...plaka sayılı aracın ilk çarpışmadan sonra sağa doğru savrularak sağ yan kısımları ile sağında şerit üzerinde bulunan sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol arka teker ve çamurluk kısımlarına şiddetle çarpması neticesinde maddi hasarlı ve çok araçlı hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu,... plaka sayılı aracın müvekkiline sigortalı olduğunu, kaza nedeni ile 28.06.2024 tarihinde 143.780,00 TL ödeme yapılmış olduğunu ,kaza nedeni ile araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olduğunu, bu kapsamda alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin yapılan hukuksuz ve mesnetsiz itiraz ile durdurulmuş olduğunu,...” bu vs. nedenler ile itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava konusu aracın 16.06.2023 tarihinde uzun dönem olarak 12 ay için ...'e (...) kiralanmış olduğunu, davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini ,husumetin ... e yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi ve davanın ...'e ihbar edilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
.... 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ...sayılı dosyası evrakları,
... Şirketi'nden ... nolu hasar dosyası evrakları,
... Anonim Şirketi'nden ...nolu hasar dosyası evrakları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/11/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye 28/06/2024 tarihinde ödemiş olduğu 143.780,00-TL tazminatın ZMMS poliçesi uyarınca kendi âkidi olan davalı sigortalıdan araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle Genel Şartlar B.4/f. maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkin yürütülen ... 27.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 15.08.2024 tarihinde, 143.780,00-TL asıl alacak, 530,19-TL işlemiş faiz ve 9.094,09-TL işlemiş faiz toplamı olan 153.404,28-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının " borçlunun maliki ve sigortalısı olduğu,...A.Ş.' nde ... no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ...plakalı araç, olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresindeyken, 15/01/2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiştir. Bu suretle ZMSS Genel Şartlar B.4 maddesi uyarınca,sigortalıya rücu hakkı bulunan... A.Ş. tarafından,... nolu hasar dosyası kapsamında, ödenen toplam 143.780,00-TL tutarın, ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte rücuen tahsili talebi" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 25.08.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 23.08.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 26.02.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda, 15.01.2024 tarihinde firar eden sürücü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken ışıklı kavşağa geldiği esnada aracının ağırlıklı olarak sol ön kısımları ile sol şerit üzerinde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın sağ arka köşe tampon ve çamurluk kısımlarına çarpması ve bu çarpmanın etkisi ile ... plaka sayılı aracın sola doğru savrularak refüj bordör taşlarına çarpıp orta refüj üzerinde bir süre mesafe kat ettikten sonra aracının ön kısımları ile sağında şerit üzerinde bulunan sürücü ..."nz sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın sol arka çamurluk kısımlarına çarpması, akabinde ... plaka sayılı aracın ilk çarpışmadan sonra sağa doğru savrularak sağ yan kısımları ile sağında şerit üzerinde bulunan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol arka teker ve çamurluk kısımlarına şiddetle çarpması neticesinde maddi hasarlı ve çok araçlı hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören üçüncü kişiye 28.06.2024 tarihinde 143.780,00-TL ödenmiş olduğu ve rücuen tahsili istemiyle kendi akidine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere,olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilerek, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olmasının rücu sebebi olarak düzenlendiği, talebin dayanağı 2918 sayılı Kanun’un 95/2 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4-f maddesi olup ileri sürülen bu sübjektif hakkın muhatabının,“sigorta ettiren” yani davalı olduğu, davalının taraf sıfatının bulunduğu, davalının aracı üçüncü kişiye uzun süreli kiraya vermesi nedeniyle işleten sıfatını haiz olmaması söz konusu madde anlamında husumeti ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) davalının pasif husumete ilişkin itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Toplanan delillere göre, dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdi ile, 15.01.2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin taraflarının kusur durumunun ve % (yüzde) olarak kusur oranının ne olduğu, davalının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın kazada kusurunun bulunup bulunmadığı, davacı tarafından dava dışı ...'ya yapılan ödeme miktarının yerinde olup olmadığı, sulh protokolü uyarınca tazminat, ilam vekalet ücreti, stopaj bedel ve KDV tevkifatı bedellerinin rücu imkanının bulunup bulunmadığı, yapılan ödemenin hatır ödemesi (ex gratia) olup olmadığı, poliçe tutarını aşan bir ödeme yapılıp yapılmadığı, olay yerini terk iddiasına dayalı rücu şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin talep edildiği, düzenlenen rapor ile, sürücüsü firar eden ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, dava konusu kazanın ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusur sayılan arkadan çarpması şeklinde meydana gelmiş olması nedeni ile ..., ... ve ... plaka sayılı araç sürücülerinin kusursuz oldukları, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ...'ya 28.06.2024 tarihinde sulhen 143.780,00-TL, ayrıca 28.05.2024 tarihinde... A.Ş.'ye 7.740,00-TL ve yine ...A.Ş.'ye 26.07.2024 tarihinde 62.260,00-TL olmak üzere toplam 213.780,00-TL ödeme yapılmış olduğu, poliçe limitinin maddi olarak araç başına 120.000,00-TL ancak kaza başına 240.000,00-TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı, ancak poliçe limitine ilişkin Mahkememizce re'sen değerlendirme yapılması gerektiği, zira her ne kadar bilirkişi tarafından poliçe limitinin 120.000,00-TL olduğundan bahisle bir kısım ödemenin hatır ödemesi olduğu kabul edilmişse de, poliçe limitinin kaza başına 240.000,00-TL olduğu ve limiti aşar tutarda bir ödemenin yapılmadığı değerlendirilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlemesinin yer aldığı, somut olayda, davalıya ait araç sürücüsünün zorunlu bir neden bulunmadan olay yerinin terk ettiğinin dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağı itibari ile sabit olduğu, davacı sigorta şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.f maddesi uyarınca, meydana gelen kaza sonucunda oluşan maddi zarar nedeniyle üçüncü kişi olan ...'ya ödediği maddi tazminatı ve sulh protokolü uyarınca tazminat, ilam vekalet ücreti, stopaj bedel ve KDV tevkifatı bedellerini davalı sigortalısından rücuen talep edebileceğinin açık olduğu, sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminatın zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği, nitekim taraf iddia ve savunmalarına, dosya kapsamında toplanan delillere, poliçe içeriğine ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre yapılan ödemenin zarar ile uyumlu olup kadri marufunda olduğunun ve olay yerini terk eden araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun açıklandığı görülmekle davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi,...Esas,...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olmayıp bilirkişi raporu ve yargılama ile tespit edilebildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 143.780,00-TL asıl alacak, 530,19-TL işlemiş faiz ve 9.094,09-TL işlemiş faiz toplamı olan 153.404,28-TL alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-İcra takibine konu alacak likit (belirlenebilir) olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Kabul edilen dava değeri (153.404,28-TL) üzerinden alınması gereken 10.479,05-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.852,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.626,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.852,75-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 662,50-TL posta ve tebligat gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.662,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır