Yüksek elektrik voltajı nedeniyle konutta oluşan elektronik cihaz hasarının sigorta şirketince ödenmesi sonrası elektrik dağıtım şirketine rücuen açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketinin, sigortalısının yüksek voltaj kaynaklı elektronik cihaz hasarı nedeniyle ödediği 7.434,00 TL tazminatı, zararın elektrik dağıtım faaliyetini yürüten davalı şirketin sorumluluğundan doğduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği; davalının ise zaman aşımı, illiyet bağı yokluğu ve hasarın kendi tesisatlarından kaynaklanmadığı savunmalarıyla davanın reddini istediği uyuşmazlıkta, mahkeme davanın hukuki niteliği ve görevli mahkeme sıfatını değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/864 Esas
KARAR NO : 2026/197
DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :28/04/2025
KARAR TARİHİ :10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... Poliçesi ile ... adına sigortalı...adresinde bulunan konutta, 10/04/2023 tarihinde, konuttaki elektrik voltajının yüksek gelmesinden dolayı elektronik cihazlarda hasar meydana geldiğini, bulaşık makinesi, modem, televizyon, kombi gibi ev aletlerinin hasar gördüğünü, modemin yenisi ile değiştirildiğini, diğer eşyaların tamirinin yapıldığını, hasara istinaden sigortalılarına 08/05/2023 tarihinde 6.300,00-TL ve 22/05/2023 tarihinde 1.134,00-TL olmak üzere toplamda 7.434,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, hasarın meydana geldiği bölgede elektrik dağıtım faaliyetinin davalı ... tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle dava konusu zararın ... Şirketi'nin görev ve sorumluluğunun gereği gibi yerine getirmemesinden meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle, davanın kabulü ile davalı tarafça ... 26. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı itirazını yalnızca takibi durdurmak amacı ile haksız yapmış olduğundan müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, iddia ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatta belirtilen şartların dava konusu talepler yönünden mevcut olmadığını, dava konusu hasarın müvekkili şirketin dağıtım tesislerinden kaynaklı olarak meydana geldiğini, dava konusu hasar bakımından dava dışı sigortalının ilgili mevzuat gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediği hususunun araştırılmasının gerektiğini, dava konusu hasarın davacının sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklı olarak meydana geldiğini, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının olmadığını, ekspertiz raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin sigorta hukuku bağlamında kabul görür bir ödeme olup olmadığının da değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının talep konusu ettiği meblağın fahiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, tüm bu nedenlerle, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle zaman aşımı ve sair nedenlerle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin ...Esasına tevzi olmuş ve ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin ...Tarih, ...Esas-... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememizin... Esasına tevzi olduğu görülmüştür.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nin 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nin 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nin 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi... Esas ... Karar)
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; ...tarih, ... Esas, ... Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı şirketin sigortalısı ile davalı ... arasındaki hukuki ilişki incelendiği vakit, davalı ..., elektrik dağıtım hizmeti veren konumunda, davacı şirketin sigortalısı ise, elektrik hizmetini alan tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesi kapsamında tüketici işlemine dayanmaktadır.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı sigortalının tüketici konumunda olması, davalı ile aralarındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemine dayanması, davanın nispi yada mutlak ticari davada olmadığından ve bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olacağından, davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından görevli Mahkemenin tayini yönünden dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
1-Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararı ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından görevli Mahkemenin tayini yönünden dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
2-HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/03/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır