İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ölümle sonuçlanan trafik kazası sonrası cenaze ve destekten yoksun kalma tazminatı talepli davada zamanaşımı ve kusur itirazları ile Adli Tıp raporunun değerlendirilmesi.
Özet: Davacı tarafça, 2018 yılında meydana gelen ve bir kişinin vefatıyla sonuçlanan trafik kazası nedeniyle cenaze ve destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada, davalı sigorta şirketi zamanaşımı ve müteveffanın kask kullanmaması gibi nedenlerle müterafik kusur iddialarında bulunarak davanın reddini savunmuş; dosyadaki delillerin değerlendirilmesi sonucunda, kaza raporlarında vefat eden elektrikli bisiklet sürücüsünün %100 kusurlu, diğer aracın sürücüsünün ise tamamen kusursuz olduğu yönünde kanaate varılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/548 Esas
KARAR NO : 2026/209
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/07/2024
KARAR TARİHİ : 05/03/2026
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 23/07/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 10.04.2018 tarihinde sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ---------- sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletle çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle --------- vefat ettiğini, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Arabuluculuk Anlaşamama tutanağını ekte sunduklarını, --------- plaka sayılı araç sürücüsü -------- 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında-------- aracı --------Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edilmekte olduğunu belirterek 50,00 TL cenaze masrafı, 50,00 TL destekten yoksun kalma masrafı olmak üzere şimdilik toplam 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 13/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılmış olup, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde mevcut dosyada "başvurunun reddine" karar verilmiş olup, sayın mahkeme nezdinde mevcut davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, KTK 109. maddesinde belirtildiği üzere; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan tüm hak ve talepler 2 yıllık zaman aşımına tabi olup, davaya konu trafik kazası 10.04.2018 tarihinde meydana gelmiş olup, işbu davanın 23.07.2024 tarihinde açıldığını, bu sebeple zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacıların desteğinden yoksun kaldığı müteveffa --------- kaza sırasında koruyucu ekipman ve kask kullanmadığından müvekkili şirketin sorumluluğu kabul edilse dahi tazminat hesabı yapıldığı takdirde en az %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmesi talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :--------- Noterler Birliği Başkanlığı'nın yazı cevabı
--------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazı cevabı
--------- Asliye Ceza Mahkemesi'nin yazı cevabı
--------- İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü'nün yazı cevabı
---------- yazı cevabı
---------- İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün yazı cevabı
-19/09/2025 tarihli adli tıp raporu
--------- Dairesi tarafından sunulan 19/09/2025 tarihli raporda; dava konusu kazada sürücü ---------- kusursuz olduğu, müteveffa sürücü -------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan cenaze masrafı ve destekten yoksun kalma zararının tazmini istemine ilişkindir.
Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir.
Destekten yoksun kalma zararı TBK’nın 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen;
“Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken “özellikle şunlardır” demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır.
Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadırKarayolu Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” Şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için şu şartların gerçekleşmesi gerektiği söylenebilir.a-Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.b-Motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölümü neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten(sigortalı) yada işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır.
c-Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla desteğin kendi kusurundan kaynaklanan destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili, müvekkilinin murisi olan ---------- dava konusu trafik kazasında vefat ettiğini, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze masrafının tahsilini talep ve dava etmiştir.Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ve davacı murisinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının desteğinin vefat ettiği, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin olay tarihini kapsadığı anlaşılmaktadır.--------- Başkanlığı tarafından dava konusu kaza nedeniyle tanzim edilen 19/09/2025 tarihli raporda dava konusu kazada sürücü --------- kusursuz olduğu, müteveffa sürücü --------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş düzenlenen kusur raporuna karşı tarafların herhangi bir beyan ve itiraz dilekçesi sunmadıkları anlaşılmşıtır. Davalı sigortacının destek zararından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması ve davalı sigortalısının kusurlu olması gerekir. Somut olayda ise davacı desteğinin kazanın meydana gelmesi nedeniyle %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan -------- destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olmadığı anlaşıldığından açıklanan gerekçelerle davacının davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar harcının başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) davacının yokluğunda davanın belirsiz olarak açılmış olması nedeniyle gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026