Uyuşturucu madde ticareti mahkumiyetine ilişkin 10. Ceza Dairesi kararı: Birleşen dosyalarda eylemlerin tartışılmaması, eksik delillerin okunmaması ve yanlış bozma atfı nedeniyle bozulma.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, temyiz incelemesi sonucunda, sanık hakkında farklı tarihlerde işlendiği iddia edilen eylemlere ilişkin dava dosyalarının birleştirilmesine karşın, eylemlerin hukuki vasfının (tek suç, iki ayrı suç veya zincirleme suç) usulüne uygun şekilde değerlendirilmemesi, birleştirilen dosyadaki iddianame, önceki bozma kararı ve eklerinin duruşmada okunarak sanığın savunmasının alınmaması, gerekçeli kararda yanlış bozma ilamı numarasının belirtilmesi ve birleşen dosyadaki ekspertiz raporu, iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanakları gibi esaslı delillerin asılları veya onaylı örnekleri getirtilerek sanığa sunulmaması gibi ciddi usul hataları nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/317 E., 2024/352 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : Mahkûmiyet (29.12.2012 tarihli eylemden)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 29.12.2012 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Sanığın 20.12.20212 tarihli eyleminden dolayı Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2013 tarihli ve 2013/1713 soruşturma, 2013/694 Esas sayılı iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında dava açıldığı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2013/175 Esas, 2015/54 Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, hükmün Dairemizin 13.09.2023 tarihli ve 2018/2461 Esas, 2023/7657 Karar sayılı ilamı ile sanığa zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulduğu, bozmadan sonra sanık ... yönünden tefrik kararı verilerek Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2024 tarihli ve 2024/385 Esas, 2024/385 Karar sayılı kararı ile dosyanın, temyize konu dosya ile birleştirildiği; ancak birleştirme kararı, iddianame, bozma kararı ve ekleri duruşmada okunup hazır olan sanık ve müdafiinden savunmalarının sorulmadığı, gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında 20.12.2012 tarihli eylemin değerlendirilmediği anlaşılmakla; her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2. Gerekçeli kararın "kabul, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında" 29.12.2012 tarihli eyleme yönelik Dairemizin 01.07.2021 tarihli ve 2017/5797 Esas, 2021/8414 Karar sayılı bozma ilamının değil, 29.12.2012 tarihli eyleme yönelik olan Dairemizin 13.09.2023 tarihli ve 2018/2461 Esas, 2023/7657 Karar sayılı bozma ilamının yazılması,3. Birleştirilmesine karar verilen dosyada suça konu maddeye ilişkin ekspertiz raporu, iletişimin tespiti kararları, iletişimin tespiti tutanakları ve fiziki takip tutanaklarının yer almadığı anlaşılmakla, asılları veya onaylı örnekleri getirtilip duruşmada sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.