Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında idarenin bilirkişi raporu, faiz ve vekalet ücretine yönelik itirazlarının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında, ilk derece mahkemesinin kamulaştırma bedelini belirleyip davayı kabul etmesinin ardından, davacı idarenin bedele faiz işletilmesi, vekalet ücreti tayini, bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş bedelli olduğu iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesini ele almaktadır; Bölge Adliye Mahkemesi, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin kanuna uygun olduğunu, bilirkişi raporundaki kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının yerinde, tespit edilen birim fiyatın hakkaniyete uygun olduğunu ve davanın yasal sürede sonuçlanmaması nedeniyle bedele faiz işletilmesinin ve idare lehine vekalet ücreti verilmemesinin doğru olduğunu belirterek, davacı idarenin bu kararı temyiz ettiğini belirtmektedir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2664 Esas, 2024/1016 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/641 Esas, 2021/693 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı taraf süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bedele faiz işletilmesi yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, bilirkişi raporunun fahiş bedelli olduğunu, kanun ve içtihatlara aykırı düzenlendiğini, taşınmaz arazi niteliğinde olduğundan kanun gereği taşınmazın değerinin "olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir” dikkate alınarak hesaplama yapılmasına rağmen, münavebe ürünlerin satış birim fiyatlarının olduğundan yüksek gösterilerek net gelir oranının yüksek çıkmasına ve bundan dolayı taşınmazın gerçek birim değerinin olduğundan yüksek hesaplanmasına neden olunduğunu, bilirkişi raporunda objektif değer artışı için sıralan hususların objektif değer artış nedenleri değil, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde kullanılan nedenler olduğunu, mükerrer ödemeye neden olduğunu, Yargıtay içtihatlarına aykırı olan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %20 objektif değer artırıcı unsurun yerinde olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirtilen ürünler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, neticeten 23.12.2020 tarihi itibarıyla belirlenen 120,24 TL/m² birim fiyatının hakkaniyete uygun olduğu, her ne kadar münavebeye esas alınan veriler usulünce getirtilip denetlenmemiş ise de Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2023/6914 Esas, 2023/12523 Karar sayılı kararında işaret edildiği üzere taşınmazın bulunduğu bölgede hangi ürünlerin mutad olarak yetiştirildiği sorularak münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, .. Hal Müdürlüğü verilerine göre gelir ve gideri belirleyen rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilmiş ise de bu noktada Dairelerince getirtilen ürün verilerinin incelenmesinde rapordaki verim, satış fiyatı net gelir aralıklarının çizelgeyle uyumlu olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 aylık süre içerisinde sonuçlandırılmadığından tespit edilen kamulaştırma bedeline 4. ayın bitim tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi de doğru görülerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesinde, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde de belirtilmişse de dosya arasında bir kısım münavebe ürünlerinin eksiksiz şekilde kesin ve ayrıntılı fiyat ve masraf İlçe verilerine rastlanmamış olup, kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.5. Buna karşın; kamu düzenine ilişkin hususların incelenmesi sonucunda; davalılardan ...'ün Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2036 Esas, 2022/636 Karar sayılı kararı ile kısıtlandığı anlaşılmış olup, adı geçen davalı payının vesayet dosyasına ödenmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme gereği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde geçen yer alan "170.039,80 TL'nin" ibaresinden sonra gelmek üzere “vasi ile temsil edilen davalı ... payına düşen bedelin Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2036 Esas, 2022/636 Karar Sayılı sayılı dosyasına, diğer ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.