Yersiz aylıkların iadesi talepli itirazın iptali davasında sahte sigortalılık iddiasına ilişkin yetersiz araştırma.
Özet: Kurum tarafından sahte sigortalılık iddiasıyla kesilen aylıkların iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davalının fiili çalıştığına dair tanık beyanlarına dayanarak davayı reddederken, Yargıtay bu kararı bozmuştur; Yargıtay, kamu düzenini ilgilendiren sahte sigortalılık davalarında kendiliğinden araştırma ilkesinin benimsenerek, sadece tanık beyanlarıyla yetinilmemesi, davalının iddia ettiği fiili çalışmasının somut detaylarının (kimlerle, nerede, ne iş yaptığı gibi) detaylıca araştırılarak, ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve varsa ceza dosyalarının incelenmesi gerektiğini belirterek, yetersiz incelemeyi işaret etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7263 E.  ,  2025/17198 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/389 E., 2025/385 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/47 E., 2022/260 K.
Taraflar arasındaki icra takibine vaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; aylık bağlanan davalının bir kısım sigortalılık süresinin fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edildiğini, ilgili tespit gereği, sahte sigortalı süresi iptal edildiğini ve aylığının kesildiğini, sahte sigortalılığa dayalı dönem göz önüne alınarak, aylığı kesilerek yersiz ödenen aylık ödemelerinin 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereğince iadesi istendiğini, Kanun gereği ödenen aylıkların yersiz olduğu anlaşıldığından, davalı adına borç girişi yapılarak tebligat gönderildiğini, borç bildiriminin tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmayınca yasal icra takibi yapıldığını, bu nedenlerle Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/77596 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, kötü niyetli ve haksız olarak yapılan itiraz nedeni ile davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının iptal edilen çalışmalarının fiili olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, tüm tanıkların davalının dava dışı şirkette fiili olarak çalıştığını görgüye dayalı olarak beyan etmelerinden dolayı davalının dava dışı işyerinde çalışmalarının fiili çalışmaya dayandığı gerekçesi ile davanın redddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili , dayanak tanık beyanlarındaki çelişkilerde mahkemece gözardı edildiğini, davanın reddine dair karar verilmesini hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmetlerin fiili olmadığına dair Kurum işlemi sonucu aylığın kesilmesinden kaynaklı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Eldeki davada, davalının iptal edilen hizmetlerinin fiili olduğunun kabulüne ve bu kapsamda da davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de Mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Davanın somutlaştırılması kapsamında , davalı ...'ın beyanı alınmak suretiyle, hangi tarihlerde, hangi adreslerde, kimlerle, ne iş yaptığı, hangi müşterilere hizmet verdiği tespit edilmelidir. Mahkemece, davalının evrak getir götür işleri yaptığı kabul edildiğine göre, hangi evrakları kimlere götürdüğü, hangi noterlerle, hangi kurumlarla çalıştığı, hangi mükelleflerle çalıştığı, hangi vergi dairlerine gittiği sorulmak suretiyle, bunlardan muhattap olduğu kişilerin isimlerini bildirmesi istenilmeli, tespit edilenlerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, re 'sen araştırılmak suretiyle tanıklar belirlenerek, davacının fiili çalışması konusunda beyanlarına başvurulmalı, ceza dosyası celp edilerek tanık beyanları irdelenmeli, soruşturma kapsamında başka sigortalıların da iptaline dair dava açılmış ise tespit edilerek, o davalarda verilen beyanlar da dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.