İflas erteleme tedbir kararı devam ederken şirket yetkilisine tebliğ edilen prim ve vergi ödeme emirlerinin hukuka aykırılığı ve iptali.
Özet: Bir şirketin yetkilisine gönderilen prim ve vergi ödeme emirlerinin iptali talepli davada, borçlu şirketin iflas erteleme tedbiri altında olduğu ve 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere her türlü takibin durdurulduğu bir dönemde tebliğ edilen ödeme emirlerinin, tedbir kararı henüz kaldırılmamışken kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Zira, iflas erteleme talebinin daha sonra reddedilmesi ve tedbirlerin kaldırılması, ödeme emrinin tebliği anındaki yasal durumu değiştirmemektedir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1911 E., 2025/774 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 19. İş MahkemesiSAYISI: 2022/85 E., 2022/237 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 28.05.2022 tarihinde, 16.05.2022 tarihli 2022/12956 takip no ( E: 50595604-206.16.01-45538007), 16.05.2022 tarihli 2022/12955 takip no (E-50595604-206.16.01- 45538040), 2022/12957 takip no (E-50595604-206.16.01-45537973) (...) takip numaralı prim, damga vergisi ve işsizlik sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, söz konusu ödeme emirlerinin asıl borçlusunun ... İstanbul Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme A.Ş. olduğunu, asıl borçlu şirketin 05.07.2012 tarihinde İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/157 Esas numaralı dosyasında iflas erteleme talep ettiğini ve 27.08.2012 tarihi itibarıyla şirket hakkında iflas ertelemeye yönelik tedbir kararı verildiğini, tedbirin halen devam ettiğini, iflas erteleme davasının İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin kapanması üzerine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/490 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davalı Kurumun, borçlu şirketin iflas erteleme sürecinde olduğundan ve hakkında verilen iflas erteleme tedbir kararından haberdar olduğunu, buna rağmen müvekkiline ödeme emirleri gönderdiğini ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davalı Kuruma yapılan bildirimin 06.09.2012 tarihli olup dava tarihinden önce olduğunu belirterek; 2022/12956, 2022/129 55... /12957 takip numaraları dosyalardan davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 7 günlük yasal süre içerisinde açılmadığını, davalı Kurumun prim alacağının bulunduğunu, yıllara göre tespit edilen prim borçlarına ilişkin olarak haciz işlemlerinin başlatıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, davacının herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının 5510 sayılı Yasa'nın 88/20.maddesi uyarınca borçtan sorumlu olduğunu, davalı Kurumca doğrudan doğruya temsil ve ilzama yetkili olan kişilere ödeme emrinin gönderilebileceğini, davalı Kurumun alacağının kamu alacağına ilişkin olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurumun davacıya gönderdiği 16.05.2022 tarihli 2022/12956 takip nolu, E- 50595604-206.16.01-45538007 sayılı; 16.05.2022 tarihli 2022/12955 takip nolu E-50595604-206.16.01-45538040 sayılı; 2022/12957 takip nolu, E-50595604-206.16.01-45537973 sayılı ödeme emirlerinin ve ödeme emirlerine ilişkin takiplerin iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Ödeme emirlerinin davacıya 28.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.07.2022 tarihli yazısında; davacının, dava dışı borçlu ... İstanbul Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme A.Ş.'nin Yönetim Kurulu üyesi ve yetkilisi olduğunun bildirildiği,Dava dışı borçlu şirket tarafından iflas erteleme talebiyle açılan davada İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/490 Esas sayılı dosyasında; 06/09/2019 tarihli ara karar ile; borçlu şirket hakkında 6183 sayılı Kanun ile yapılan veya yapılacak takiplerde dahil olmak üzere (rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılanlar hariç) davacı şirket aleyhine yapılan ve yapılacak her türlü takibinin ihtiyati haciz, tedbir, hapis ve şirketin mal varlığını oluşturan taşınır ve taşınmaz malları ile makinelerin devrinin ihtiyati tedbir olarak durdurulması yönünde tedbir kararı verildiği, yargılama sonucunda 2022/508 K.sayılı, 16.06.2022 tarihli karar ile; davacı şirketin iflas erteleme talebinin, iflas ertelemeye ilişkin dava şartı olan borca batıklık şartının gerçekleşmemiş olması nedeniyle reddine, dosya içinde mevcut olan ve halen devam eden tedbirlerin tamamının hükümle birlikte kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.Somut olayda; davacıya, dava konusu ödeme emirlerinin 28/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 13.06.2022 tarihinde(12/06/2022 Pazar günü olduğundan) 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı ve süresinde olduğu, mahkemece iflasın ertelenmesi talebi kapsamında 06/09/2019 tarihli kararla İİK'nun 179.maddesine göre ihtiyati tedbir yoluyla "6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin tedbiren durdurulmasına" karar verildiği halde, Kurumun İİK'nun 179.maddesine ve mahkemenin ihtiyati tedbir kararına aykırı biçimde 16/05/2022 tarihinde dava konusu ödeme emirlerini hukuka aykırı biçimde düzenleyerek davacıya tebliğ ettiği, tedbir kararından doğan tahsil imkânsızlığının yönetim kurulu üyeleri yönünden 5510 sayılı Yasa'nın 88’inci maddesinde yer alan “haklı sebep” kavramı kapsamında kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 25.02.2019 gün ve 2018/337 E. 2019/1314 K.sayılı emsal kararı) anlaşılmakla; bu gerekçeye dayalı olarak ödeme emirlerinin iptaline ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının yönetim kurulu üyesi olup şirket borcundan kurtulma gayesi ile hareket ettiğini, Kurum kayıtlarının somut durumu ortaya koyduğunu ve müvekkili Kurumun, kamu alacağını tahsil yoluna gitmesi sonucu yapılan tüm işlemlerin kanuna ve hukuka uygun olduğunu ve mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.