Yargıtay, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararını adli para cezası yönünden onarken, "ulan" ve "dingil" sözlerinin hakaret teşkil etmemesi nedeniyle hakaret suçundan verilen mahkumiyeti bozmuştur.
Özet: Sanık hakkında verilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve hakaret suçlarından mahkûmiyet kararlarını inceleyen üst mahkeme, ilkinin yargılama ve delil değerlendirmesi açısından usul ve esasa uygun olduğuna karar vererek onarken; ikincisinde ise sanığın kullandığı "ulan" ve "dingil" gibi kaba ifadelerin kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya sövme fiili oluşturmadığını belirterek, bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2022/7334 E.  ,  2025/15756 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/452 E. 2021/336 K.
SUÇLAR:Hizmet Nedeniyle Güveni kötüye kullanma,Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Hizmet Nedeni ile Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Yapılan İncelemede;
Bozma sonrası, sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 2 53... üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Hakaret Suçundan Yapılan İncelemede;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılan ...'a cep telefonuna mesaj çekmek sureti ile sarf ettiği kabul edilen "ulan" "dingil" şeklinde ki kaba ifade tarzı niteliğindeki sözlerinde hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
04.12.2025 tarihinde karar verildi.