Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde, ticari hizmet alacağı itirazın iptali davasında, ticari defterlerin usulüne uygun olmaması nedeniyle reddedilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalı şirkete ait inşaatlarda taşeron olarak yaptığı çatı işlerinden kaynaklanan 31.296,76 TLlik alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin ticari defterlerindeki tutarsızlıklar, kapanış kayıtlarının eksikliği ve davalı defterlerinde kayıt bulunmaması gibi nedenlerle alacağını ispatlayamadığına, davalının yeminli beyanıyla borcu reddettiğine hükmederek davayı reddetmesi üzerine, bilirkişi raporunun yetersizliği ve kapanış kayıtları değerlendirmesindeki hatalar gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. BURSA BAM ...... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../.... -.../...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
......... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .../...
KARAR NO : .../...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : .......
ÜYE : .........
ÜYE : .......
KATİP : ............
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .......
NUMARASI :.../.... Esas, ../.... Karar
DAVACI : .........
VEKİLİ : Av. ...........
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.............
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet
İSTİNAF KARAR TARİHİ : ............
KARAR YAZIM TARİHİ : ........
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacı ............'ın, davalı şirkete ait inşaatlarda taşeron olarak çatı işlerini yaptığını, davacı ile davalı şirket arasında anlaşılan işler gereği cari hesap ve alacak ilişkisi bulunduğunu, 10.12.2018 tarihli cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere, davacı .................., davalı şirketten 31.296,76-TL alacaklı bulunduğunu, söz konusu bu alacak tutarının faturaların davalı şirkete tebliğ ile kesinleşmiş olup alacağın muaccel hale geldiğini, davacı tarafından davalı firmaya Bursa ..... Noterliği' nin .... tarihli .........yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin tebliğ edildiğini, ancak süresi içerisinde borcun davacıya ödenmediğini, davacı tarafından cari hesap ilişkisine dayalı alacağın tahsili amacıyla Bursa ....... İcra Müdürlüğü'nün ..../.... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekili tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkili, oluşan uyuşmazlık nedeniyle arabuluculuğa başvurduğunu ancak anlaşmaya varamadıklarını, bu nedenler ile davalının Bursa ..... İcra Müdürlüğünün .../... esas numaralı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takip tarihi itibariyle işleyecek ticari faiziyle birlikte devamına, davalının icra takibine itirazda kötü niyetli ve alacağın da likit nitelikte olması nedeniyle davalının dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına ve işbu bedelin davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, davalı taraf defterlerini ibrazdan kaçındığından davacı defterleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekse de, HMK'nın 222. maddesine gereğince, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 22.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava ve takip talebine konu cari hesap ekstresinde davalının 31.296,76 TL borçlu gözükmesine rağmen, davacı tarafın mali müşaviri tarafından sunulan cari hesap ekstresinde davalının 25.296,77 TL borçlu gözüktüğü, davacı tarafın 31.12.2018 tarihi itibariyle envanter kayıtlarını işlediği, ancak yevmiye defterleri kapanış muhasebe kaydını yapmadığı, bu nedenle 31.12.2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı veya ne miktarda alacaklı olduğunun ve 2019 yılına ne miktarda borç alacak bakiyesi devir ettiğinin tespit edilemediğinin belirtildiği, bu nedenle davacı tarafın ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar davacı taraf davalı tarafa düzenlemiş olduğu faturaları ve davalı tarafından yapılan ödemeleri ticari defter ve kayıtlarına işlemiş ve düzenlenen faturaları BS formu ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmiş ise de, mahkemece celp edilen davalı tarafa ait 2018 ve 2019 yılı BA formunda davacı tarafından davalıya düzenlenen herhangi bir fatura kaydına rastlanılmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı, davacı tarafın davalı tarafa yemin teklifinde bulunduğu, davalının mahkeme huzurunda verdiği yeminli beyanında davacının iddialarını inkar ettiği, davacı tarafa 120.000,00 TL çek ve elden yaptığı ödemeler sonucunda herhangi bir borcu bulunmadığını belirttiği, gerekçesi ile davacı alacak iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili, yevmiye defterindeki kayıtların, çok daha ayrıntılı ve tasnifli olarak defter-i kebirde yer almasına ve envanter kayıtlarının da defterde bulunmasına rağmen bilirkişi tarafından davacının alacağının nasıl hesaplanamadığının anlaşılamadığını, yevmiye defteri kapanış kaydının yapılmadığı iddiasını kabul etmediklerini, ilgili kapanış kaydının basit bir matematiksel hesap ile yapılabileceğini, bu hususta bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin değerlendirilmesi için ek rapor alınmadan karar verildiğini, 22/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan 25.296,77 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin beşinci fıkrası gereğince davalı tarafa ticari defterlerini sunması için verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmadığını, davalı taraf defterleri ibraz etmekten kaçınması nedeni ile davalıdan alacaklı olduklarını ispat ettiklerini, davalı şirket yetkilisi yemin metninin usulüne uygun olmadığını, yemin metninde borcu ikrar ettiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, taralar arasında bulunan eser sözleşmesi nedeni ile bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan vaki icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir.
Davacı, davalı tarafa imzalanan taşeron sözleşmesi gereği davalıya ait şantiyede çatı işi yaptığını ancak bakiye iş bedelinin kendisine ödenmediğini, bunun üzerine cari hesap ekstresi uyarınca davalı aleyhine Bursa .... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek dava açmış, mahkemece davacı taraf alacağını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan davalı tarafından keşide edilmiş muhatabının davacı olduğu Bursa .... Noterliği’nin 21/05/2019 tarih, ........ yevmiye numaralı ihtarnamesi içeriği ile bu ihtarnameye cevap olarak davacı tarafından çekilmiş, Bursa ..... Noterliği’nin 30/05/2019 tarih, ....... yevmiye numaralı ihtarname içerikleri incelendiğinde, taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi olduğu, davalının iş sahibi davacının taşeron olduğu, son hakkedişinin hesabı için davalı tarafından davacının davet edildiği, davalının sigorta prim borçlarını ödemediği ve 07/09/2018 tarihinde şantiyede ölümlü iş kazasının gerçekleştiği, müteveffanın yakınları tarafından davalı şirkete destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığı, davanın kabul edilmesi halinde taraflar arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesinin 5.20 ve 5.21 maddeleri uyarınca davacıya ait olduğu, bu nedenle anılan maddeler uyarınca davanın kabul edilmesi ihtimaline binaen dava sonuna kadar davacının son hak edişine hapis hakkı konulabileceği ve bu hakkın kullanılabileceğinin davacıya bildirildiği, davacının cevaben anılan iş kazasının davalının alması gereken önlemleri almaması nedeniyle gerçekleştiği, Bursa 9. İş Mahkemesi 2018/545 davasında açıklığa kavuşacağını, son hak ediş tutarı olan 31.296,76 TL’ nin 3 iş günü içerisinde tarafına ödenmesini talep etmiştir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. ( Yargıtay 15 HD 2018/2184 E, 2018/2013 K)
Eser sözleşmelerinde kural olarak işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılıp bedeline hak kazanıldığını kanıtlamak yükleniciye, işi bedelinin ödendiğini ispatlamak da iş sahibine aittir.
Mahkemece, ticari defterlerin hangi şartlarda delil olacağı, davacı defterlerin lehe delil kabul edilip edilemeyeceği hususu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda bahsi geçen davacının delil olarak dayandığı ve daha sonra dosyaya sunduğu ihtarname içeriklerinden alacağın varlığının yalnızca ticari defterler ile kanıtlanmasının mükmün olmadığı, ihtarname içerikleri hiç incelenmeden, ve taraflar arasındaki sözleşme içeriği, sözleşme maddeleri de incelenmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, eksik inceleme ile ve henüz tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden davacı tarafa yemin delili hatırlatılarak karar verilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğindeki taşeronluk sözleşmesi bulunması nedeniyle işin eksiksiz yapılarak bitirildiğini yüklenici olarak davacının ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşme dosyaya getirtilerek gerektiğinde mahallinde keşif de yapılarak iddia ve savunmalar ile dosya kapsamında bulunan ihtarname içerikleri de değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile dosyanın 6100 sayılı HMK m.353/1-a-6 gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile Bursa ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih ve .../....esas .../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-İstinaf başvurusu için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca KESİN olmak üzere 08/06/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
......
Başkan .......
e-imza
.......
Üye......
e-imza
........
Üye .....
e-imza
.......
Katip........
e-imza