Danıştay 5. Daire, 375 Sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan personelin özlük haklarının iadesi talebinin reddi kararını temyizen onadı.
Özet: 375 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan bir davacının, FETÖ/PDY ile irtibatının olmadığını, hakkında mahkumiyet kararının kesinleşmediğini, ankesör aramalarının suç unsuru taşımadığını ve tanık beyanlarının çelişkili olduğunu savunarak, görevine iadesi ile özlük ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması yönündeki temyiz istemi, Danıştay tarafından değerlendirilmiş ve önceki kararın hukuka ve usule uygun bulunması nedeniyle temyiz başvurusunun reddine ve kararın onanmasına hükmedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/1678Karar No : 2025/2233 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, örgüt mensupları tarafından ankesörlü hatlardan arandığı ve örgütle irtibatına ilişkin tanık beyanı bulunduğu gerekçesiyle ceza yargılamasında hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de, kararın henüz kesinleşmediği, ankesör aramasının suç olabilmesi için ardışık arama şeklinde olması gerektiği, hakkındaki tanık beyanlarının ise hem çelişkili olduğu hem de 17/25 Aralık 2013 sürecinden önceye ilişkin olduğundan kararın bozulma ihtimali bulunduğu, örgütle iltisakına veya irtibatına ilişkin başka somut bir delilin de bulunmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.