Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında 2942 sayılı Kanunun 10. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptalinin geriye yürümezliği ve taşınmaz değerlemesi uyuşmazlıklarının incelendiği temyiz kararı.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında, ilk derece mahkemesinin reddettiği dava, istinaf üzerine bölge adliye mahkemesince kaldırılıp yeniden yargılandıktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş; davacı idarenin ikinci istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında davanın kabulüne hükmedilmiştir, davacı idarenin taşınmazın vasfı, bilirkişi raporu, faiz ve vekalet ücreti itirazları ile 2942 sayılı Kanunun ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesince iptali hususlarının davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre değerlendirildiği bu bölge adliye mahkemesi kararı davacı idarece temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3338 Esas, 2025/1111 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/702 Esas, 2023/1041 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. köyü 1 65... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. . III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, yargılamanın uzamasına müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini, kararın tescil yönünden kesin olduğunun belirtilmediğini, müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığını, bu sebeple taşınmaz arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, bedelin fahiş çıkmasına sebebiyet verildiğini, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, özel amaçlı satış olması ihtimaline karşı bu hususun da bilirkişi raporunda açıkça belirtilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken yüksek değerli taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel arttırma amacına yönelik olduğunu, dava konusu taşınmazın m² birim değeri belirlenirken objektif kriterler dikkate alınmadan soyut birtakım değerlendirmelerde bulunulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, davacı idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesi ve bedeline hükmedilen taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.