Marka tescil başvurusunun benzerlik ve iltibas nedeniyle reddi kararının iptali davasında tüm yargı kademelerince red kararlarının onanması.
Özet: Davacı tarafından yapılan marka tescil başvurusunun, davalıya ait tescilli marka ile ortalama tüketiciler nezdinde görsel ve sesçil olarak iltibas tehlikesi yaratması, özellikle her iki markada yer alan "alesta" ibaresinin baskın benzerliği ve emtia benzerliği nedeniyle reddedilmesine yönelik YIDK kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının müktesep hak ve önceki kullanım iddialarının iltibası ortadan kaldırmadığı sonucuna vararak davanın reddine karar vermiş, bu karar Yargıtay tarafından da onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2514 E.  ,  2025/7090 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/17 Esas, 2025/334 Karra
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/339 E., 2022/217 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/86783 sayılı "..." ibareli markanın tescili için başvurduğunu, başvurunun davalının itirazı üzerine davalı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin "..." ve "... " ibarelerini iş hayatında uzun süreden beri aktif olarak kullandığını, "..." ibareli markayı da 2019/35830 sayı ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin başvuru markası ile davalı şirketin itiraza mesnet markasının benzer olmadığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, markaların bölünerek incelenemeyeceğini, markaların bütünsel intibasının dikkate alınması gerektiğini, markalarla farklı alanlarda faaliyet gösterildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalı Şirketin 2018/182825 sayılı "..... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.+ şekil" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "Alesta" işaretlerinin baskın olarak ön planda görüleceği, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın "..... VE TİC. LTD. ŞTİ. + şekil" ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği, markaları karıştırabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşullarının oluştuğu, davacı taraf, daha önce tescilli olan "... + şekil" ibareli 2019/35830 sayılı markasına dayalı müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de markanın uzun süre kullanılması koşulu oluşmadığından davacının müktesep hakkının bulunmadığı, davacı taraf başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasını ileri sürmüş ise de bu hususun nisbi red sebebi olarak başkasının başvuru markasına engel oluşturan sebeplerden olup davacının kendi başvurusunun tescilini sağlama sebeplerinde sayılmadığından, yani iltibası ortadan kaldıran sebep olmadığından bu iddianın yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.