Yargıtayca bozulan ticaret mahkemesi kararında, hizmet sözleşmesi bakiye borcu, yetkisiz temsil iddiası ve ekstra hizmet bedellerinin ticari temsilci imzasıyla ispatına dair davanın kabulü.
Özet: Davacı, taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme dışı ekstra hizmetler kapsamında davalıya sağladığı konaklama, eğlence ve tur hizmetlerinin ödenmeyen bakiye bedellerinin tahsilini talep etmiş; davalı ise sözleşmenin geçerliliğini ve temsilcinin yetkisini reddederek hizmetlerin eksik ifa edildiğini savunmuş; ilk derece mahkemesi ise davalı çalışanının ticari temsilci gibi hareket ettiği, yazışmaları yaptığı, belgeleri imzaladığı ve bu belgelere istinaden ödemeler yapıldığı, sunulan hizmetlerin davalı tarafından alındığı tanık beyanı ve bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden davanın kabulüne karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/1808 E.  ,  2025/6879 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/393 Esas, 2025/148 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 19.05.2006 tarihli sözleşme ile müvekkilinin, davalının müşterisi ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. için bir kısım konaklama, eğlence, günlük tur ve transfer gibi hizmetleri üstlendiğini, yapılan hizmetler için davalının 916.145,00 euro karşılığı 1.758.265,40 TL ödediğini; ancak bakiye 326.169,00 euro karşılığı 625.983,54 TL’yi ödemediğini, sözleşme imzalanmadan önce karşılıklı tekliflerin verilerek davalı tarafından verilen hizmetlerin denetlendiğini, davalının 19.05.2006 tarihinde faks yoluyla sözleşmeyi imzalamasından sonra müvekkilinin birinci ve ikinci gruba ait depozito için düzenlediği proforma faturalarının en son 02.08.2006 tarihinde davalı tarafından ödendiğini, müvekkilinin 15.08.2006 tarihinde davalıya üçüncü gruba ait depozito için proforma fatura göndererek e-mail aracılığıyla da borcunu bildirdiğini; ancak davalının borcunu onaylamasına rağmen ödemediğini, 18-24 Ağustos 2006 tarihinde ise davalının üçüncü gruba ait ekstra hizmetler için düzenlenen masraf belgesini imzaladığı hâlde ödemediğini, son faturanın 31.08.2006 tarihinde davalıya gönderildiğini, müvekkilinin bu faturayı e-mail yazışmalarında davalı tarafından üçüncü gruba ait ekstra hizmetlere itiraz edilen 37.000,00 euroluk kısmı düşerek düzenlediğini, buna rağmen davalının tartışmasız olarak kabul ettiği 286.663,55 euro karşılığı 550.164,68 TL borcunu ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile 272.783,20 euronun tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince müvekkili tarafından davacıya yaptığı işin bedelinin fazlasıyla ödendiğini, buna rağmen davacının taahhüt ettiği hizmetleri tam anlamıyla yerine getirmediğini, müvekkili ile davacı arasında faks yoluyla imzalanan yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi faks ile imzalanan sözleşmenin delil olarak da ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin sözlü anlaşmaya uygun olarak davacının eksik ve ayıplı ifasına rağmen organizasyon için anlaşılan 916.145,00 euroluk bedeli ödediğini, bu ödemenin davacı tarafından da ikrar edildiğini, bunun dışında davacıya her ne ad altında olursa olsun herhangi bir borcun bulunmadığını, davacının faks yoluyla imzalandığını ileri sürdüğü sözleşmenin altındaki imzanın ...’a ait olduğunu kabul etmediklerini, ...’ın müvekkili şirket adına sözleşme imzalamaya ve şirketi temsil etmeye yetkili olmadığını, yetkisiz temsilci ...’ın yaptığı işleme icazet verilmediğinden geçersiz sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2013 tarihli davanın reddine dair kararının Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/1972 E., 2014/4834 K. sayılı kararı ile bozulduğu, Mahkemenin, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2022 tarihli 2019/(23)6-852 E., 2022/1226 K. sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK kayıtlarına göre dava dışı ...'ın davalının çalışanı olduğu, davacı ile davalı arasındaki yazışma ve görüşmelerin ... tarafından yapıldığı, davacının düzenlediği hizmet bedeline ilişkin belgelerde ...'ın imzasının olduğu ve davalı tarafından bu belgelere dayanılarak davacıya ödemeler yapıldığı, ...'ın davalının ticari temsilcisi olarak hareket ettiği, davanın konusunun sözleşme harici ekstra harcamalara ilişkin olduğu, davalı tanığı ...'in "davacı tarafından düzenlenen tüm faturaları tek tek incelediğini ve faturalardaki tüm hizmetleri aldıklarını" beyan ettiğinden davalının temsilcisi ...'ın imzalarının bulunduğu ekstra hizmete ilişkin belgelerdeki hizmetin verildiğinin kabul edildiği, davacı tarafından sözleşme harici ekstra işler için düzenlenen 15.08.20 06... .939,00 euro bedelli 1 adet belge, 21.08.2006 tarihli 92.837,00 euro bedelli 3 adet belge ve 23.08.2006 tarihli 86.824,50 euro bedelli 3 adet belge sunulduğu, bu belgelerdeki imzanın davalı şirketin temsilcisi gibi hareket eden ...'a ait olduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden bu imzanın davalının belgelerdeki hizmeti aldığının ikrarı olup davalıyı bağlayacağı, davalı tarafından söz konusu belgelerdeki borç için ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 272.783,20 euro yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ekstra hizmet bedeli alacağı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.