Yargıtay 11. Hukuk Dairesinde, hububat satışında teslim sonrası ortaya çıkan ayıplı mal iddiası ile yapılan haksız fiyat kesintisine itirazın iptali ve müzayaka halinden faydalanma davası.
Özet: Davacı, davalıya teslim ettiği ve ilk başta kontrol edilerek kabul edilen buğdayların bedelinden, davalının daha sonraki bir teslimattaki ayıp iddiasını gerekçe göstererek haksız yere 1.000.000 TL + KDV kesinti yaptığını, bu kesintinin müzayaka halinde ve baskı altında imzalatılan bir belgeye dayandığını ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı ise yoğun sevkiyat nedeniyle başlangıçta yüzeysel yapılan kontrollerde anlaşılamayan, ancak uzman ekip tarafından yapılan detaylı incelemede önceki teslimatlarda da yüksek oranda tritikale bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle kesintinin haklı olduğunu savunmaktadır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/514 Esas, 2025/56 KararHÜKÜM : Davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ : Zile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : 2023/278 E., 2024/88 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında hububat ticareti bulunduğunu, müvekkilince davalıya satılan ürünün tırlarla taşınarak davalının fabrikasına ilk girişte numune alınarak laboratuvarlarda kontrol edildikten sonra kabul edilen ürünlerin davalıya ait binlerce tonluk silolara boşaltıldığını, müvekkilinin teslim etmek için götürdüğü son teslimat tırında muayene yapıldığında üründe tritikale olarak tabir edilen analiz miktarının yüksek olduğu görülerek ürünün geri çevrildiğini ve müvekkilinin buna itirazı olmadığını, durumu fırsata çevirmek isteyen davalı yetkililerinin, müvekkilinin teslim edip de henüz parasını tahsil etmediği ve icra takibine konu ettikleri faturalara esas olan daha önce muayene edilerek teslim alınan evsafa uygun ürünlerin parasında yüklü miktarda haksız bir kesinti uyguladığını, bu kesintiye gerekçe olarak silolardan alınan ve muayene edilen ürünün ayıplı olması gösterildiğini, müvekkilinin davalıya ayıplı mal vermediğini, müvekkilinin ilk tır 03.09.2022 tarihinde olmak üzere 08.09.2022 tarihine kadar toplam 985.080 kg buğdayı 28 tır ile davalıya naklettiğini, davalının tırlardaki ürünü kontrol ederek teslim aldığını, son tırın 08.09.2022 günü teslim alındığını, davalının teslim aldığı buğdayların kriterlere uygun olduğunu bildirerek teslimatları faturalandırmasını istediğini, müvekkilinin davalıya 09.08.2022 tarihli fatura ile teslim edilen 985.080 kg, birim fiyatı 7,00 TL olan buğdayın faturasını kestiğini, müvekkilinin son teslimatlarla birlikte davalıdan 3.602.375,08 TL alacağı bulunduğunu, davalının teslim edilen ürünün ayıplı olduğu bahanesiyle fiyat faturası düzenleyerek 1.000.000,00 TL +KDV kesinti yaparak haksız çıkar elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin kesintiyi kabul etmemesi halinde hiç para alamacağı şeklinde tehditlerle müvekkilini kesinti talebini kabule mecbur bıraktığını, daha evvel teslim edilen herhangi bir ayıp ihbarı yapılmayan ürün için daha sonra fiyat farkı faturası düzenleyerek kesinti yapmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 28. ve 38. maddeleri kapsamında darda kalma, ikrah, hile, müvekkilinin müzayaka halinden faydalanma niteliğinde olduğunu, müvekkilinin davalıdan parasını alamaması üzerine müvekkilinden ödeme bekleyen üreticilerin maddi ve manevi baskıları, iş yerini linç girişimleri nedeniyle müzayaka halindeyken davalı tarafından sunulan belgeyi çaresizce imzalamak durumunda kaldığını, müvekkilinden bir daha ürün alınmayacağı, ödeme yapılmayacağı tehditleri karşısında az da olsa ödeme alabilmek için davalının kesinti yapmasını kabul etmek zorunda kaldığını, TBK'nın 27, 28, 30, 36, 37... . maddeleri gereği 22.08.2022 tarihli tutanakla müvekkilinin bağlı olmadığını, müvekkili ile davalının yetkilileri arasında yapılan yazışmaların durumu kanıtlandığını, müvekkilinden haksız surette yapılan kesintinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilince fabrikaya gelen sevkıyatlardan numune alınarak kısmi kontrol yapıldığının, depoya aynı anda oldukça fazla ürün sevkiyatı geldiği için, bu kontrolün genel olarak ürünlerin yüzey ve orta kısımlarından yapılabildiğini, işin devamının sağlanabilmesi için tırların içinde derinlemesine inceleme imkânı bulunmadığını, zaman zaman uzman ekiplerce (Kalite Sağlama Şefi ve Eksper) fabrikada rutin denetimler yapıldığını ve gelen araçların daha detaylı incelemeye alındığını, müvekkilinin Karaman Şubesi'nde 15.08.2022 tarihinde uzman ekip tarafından yapılan rutin kontroller esnasında davacıdan teslim alınacak olan buğdayların arasında kabul oranının çok üzerinde(%35-40 oranında) tritikale olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davacının diğer tırlarınin müvekkilince geri çevrilerek kabul edilmediğini, bu olay üzerine davacının önceki teslimatlarını da gelen uzman ekibe detaylı olarak kontrol ettirdiğini, önceden teslim alınan buğdayların içeriğinde de yine %35-40 oranında tritikale bulunduğunun tespit edilmesi üzerine taraflar arasında 22.08.2023 tarihinde tutanak düzenlenerek 1.0000.0000,00 TL+KDV'nin davacıya yansıtılmasının kararlaştırıldığını, davacının hür iradesi ile hatasını kabul ederek kesinti yapılmasını kabul ettiğini, davalının ayıplı ürün verdiğini SMS ile kabul-ikrar ettiğini, gabin, açık oransızlık, müzayaka, karşı tarafın durumunu istismar etme söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının zor durumda kalmasından faydalanarak edimler arasında aşırı oransızlık olduğu, davanın hak düşürücü sürede açıldığı, edimler arası oransızlığın giderilmesini davacının isteyebileceği ve 22.08.2022 tarihli tutanağın geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takibine 1.010.000,00 TL buğday bedeli alacağı ile 3.050,75 TL avans faizi olmak üzere toplam 1.013.050,75 TL yönünden davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin belirtilen tutar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 tutarı olan 202.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların tacir olduğu, davalının, davacının müzayaka halinden faydalanarak tutanak imzalattığı, davalıya yapılan teslimatlar sonucu davacıya 3.602.375,08 TL ödeme yapılması gerekirken 1.010.000,00 TL eksik ödeme yapıldığının iddia edildiği, ispat külfeti davacı üzerinde olmasına rağmen Mahkemece, davalının ayıp ihbar sürelerine riayet etmediği yönünde değerlendirme yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen 22.08.2022 tarihli tutanak ile davacı tarafından sevk edilen 7 araçtaki buğday içerisinde tritikale tahılı olduğu ve geriye dönük yapılan alımlarda da tritikale olduğunun kabul edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 fıkrasında 'Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.' hükmünün düzenlendiği, basiret kuralları gereği bir tacirin deneyimsizlik ya da düşüncesizlik içerisinde olamayacağı, tacirin gabin iddiasına dayanarak deneyimsizlik ve tecrübesizlik iddiasında bulunamayacağı, edimler arasında aşırı nispetsizliğin bulunduğu durumlarda müzayaka halinden istifade ederek gabin koşullarına dayanabileceği, somut uyuşmazlıkta gerek taraflar arasında düzenlenen 22.08.2022 tarihli tutanaktaki miktarlar gerek davacının ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının müzayaka halinde olduğunun ispat edilemediği, davacının basiretli bir tacir olarak imzaladığı tutanağın sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava; itirazın iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.