Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının, temyiz incelemesi neticesinde on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildi.
Özet: Bozma kararı sonrası hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulan bir davada, sanık müdafiinin itirazları üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, suçun işlendiği tarihten itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu kesin olarak belirlenmiş; bu nedenle, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü bozularak, yeni bir yargılamaya gerek kalmaksızın, gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki kamu davasının oy birliğiyle düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/474 E. 2025/194 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : Temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün CMK 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine, sanık hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesinin kararı ile hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteğinin; ilk verilen erteleme kararı sonrası erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve hatalı hesaplama yapıldığına yönelik olduğu belirlenmiştir. III.GEREKÇE1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın tür ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1(e) ile 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.2. Suçun işlendiği tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,09.02.2026 tarihinde karar verildi.