Dolandırıcılık suçunda sanığın kazanılmış hakkının korunarak erteleme ve kanun maddesi uygulama hatalarının Yargıtayca düzeltilerek onanması.
Özet: Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine dair hükümde, bozma sonrası sanık aleyhine temyiz bulunmadığından kazanılmış hak ilkesi uyarınca önceki ceza miktarı esas alınarak infaz yapılmasına karar verilmişse de, yerel mahkemenin bu kazanılmış hakkı uygularken hatalı kanun maddesi ve ifade biçimi kullandığı, ayrıca ertelenen cezanın denetim süresi ihlali halinde infazına ilişkin "tamamen" ibaresinin "kısmen veya tamamen" şeklinde olması gerektiği tespit edilmiştir; bu nedenle yüksek mahkeme, sanığın kazanılmış haklarını ihlal etmeden ve yeniden yargılama gerektirmeksizin hükmün ilgili bölümlerinin düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/120 E., 2022/506 K.SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Bozma öncesi sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak verilen hükümde ise sanığın 2 yıl 11 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık aleyhine temyiz bulunmaması nedeniyle infazın 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.03.2008 tarihli ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kazanılmış hak sebebiyle ceza miktarının infaza yönelik indirilmesinin yanı sıra ayrıca cezanın ertelenmesine karar verilmesinin çifte atıfet kuralının ihlali niteliğinde olacağı nazara alındığında, bozma sonrası sanığın asıl cezasının 2 yıl 11 ay hapis cezası olduğu ve bu cezanın ertelenemeyeceği dikkate alınmadan, bozma sonrası sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek belirlenen ceza miktarı esas alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması yasaya aykırı ise de, bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Sanık hakkında kurulan hükümde kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken, uygulanan Kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası olarak hatalı gösterilmesi,2. Sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza miktarı itibariyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde karar verilmesi gerekirken "infazın 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına" şeklinde karar verilmesi,3. Hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın ''kısmen veya tamamen'' infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarı yerine, ertelenen cezanın ''tamamen'' infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği belirtilerek 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı davranılması,Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanık yönünden kurulan hükmün (1) nolu bendinin kazanılmış hakkın korunmasına ilişkin dördüncü paragrafında yer alan "CMK'nın 283. maddesi" ve "CMK'nın 283/1. Maddesi gereğince infazın 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi" ve "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle, yine sanık yönünden kurulan hükmün (1) nolu bendinin hapis cezasının ertelenmesine ilişkin dokuzuncu paragrafında yer alan "tamamen" ibaresinin çıkarılarak yerine ''kısmen veya tamamen'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.