Marka tescilinde iltibas tehlikesi iddiasıyla açılan davada YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkin istinaf ve temyiz başvurularının reddedilerek mahkeme kararının onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, davalı gerçek kişinin 16. sınıfta tescil başvurusunda bulunduğu düşünce balonu şeklinde "... + şekil" ibareli markasının, davacı bankanın aynı sınıfta bulunan tanınmış "..." ibareli markalarıyla görsel ve fonetik açıdan benzerlik taşıyarak ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açacağı, markalar arasında işletmesel bağlantı algısı yaratabileceği ve davacının markasının tanınmışlığının iltibas tehlikesini artırdığı gerekçeleriyle, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin YIDK kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne dair kararlarını hukuka uygun bularak onamış ve davalının temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/156 Esas, 2025/367 KararHÜKÜM :Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI :2021/221 E., 2022/221 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 16. sınıfta tescil başvurusunda bulunduğu "..." ibareli markaya yönelik müvekkilinin itirazının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, düşünce balonu şeklinde "...+şekil" biçiminde dizayn edilen davalı markasının, sesin şekilden önce tüketici zihninde öncelikli olarak yer edinmesi ve tertip tarzı itibariyle markada yer alan “ben olsam ne sorardım” ibaresinin ayırt edici olmaması nedenleriyle müvekkilinin aynı sınıfta bulunan "..." esas unsurlu markaları ile benzerlik içerdiğini, bu marka ile karşılaşan tüketicinin ilk olarak algılayacağı hususun müvekkiline ait "..." ibaresi olacağını, markanın yazılı ifadesinde kesme işareti kullanılmasının iki marka arasındaki fonetik ve vurgu benzerliğini bertaraf etmeyip müvekkili şirket markalarının serisi izlenimini verdiğini, davalının, müvekkili Bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden haksız olarak faydalanmaya çalıştığını ileri sürerek YİDK'in 2021-M-4823 sayılı kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının " ...?" ibareli markası ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacının "..." ibareli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, davacının markasının tanınmışlık olgusunun iltibas tehlikesini arttıran bir etken olduğu ve 16. sınıftaki tüm mallar hakkındaki iltibasa etki etmeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 2021-M-4823 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/25243 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacı adına tescilli marka ile davalının marka başvurusu arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olduğu iddiasında dayanan YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğ istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.