Banka tarafından KGF kefaletli kredinin davacı temerrüde düşmeden usulsüzce erken kapatılması ve icra takibi başlatılması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle açılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı bankanın Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletli kredisini vadesinden önce ve temerrüt oluşmadan kapatarak, blokeli parayı diğer borçlara aktarıp icra takipleri başlatmasıyla zarara uğradığını iddia ederken, davalı banka davacının temerrüde düşmesi ve kefalet taahhüdü gereği KGFnin ödeme yapması üzerine yasal süreçler başlattığını savunmuş; ilk derece mahkemesi ise bankanın, davacının temerrüde düşmesinden ve Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen 90 günlük süreyi beklemeden KGFye başvurarak krediyi kapattığı ve icra takipleri başlattığı sonucuna varmıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1731 Esas, 2025/253KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : 2024/11 27... /4482 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankadan Kredi ... Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar uyarınca Kredi ... Fonu (KGF) kapsamında krediler kullandığını, daha sonra KGF kefalet kredisinin hesabına yattığını, davalının bu paraya bloke koyduğunu, bloke konulan hesaptaki parayı vadesi gelmemiş borçları için muaccel hale getiren limit kredilerine aktarıp sonrasında limit kredilerini kapattığını, davalı tarafın 08.01.2018 tarihinde .....Noterliği marifetiyle göndermiş olduğu ihtarname ile KGF kefalet kredisini masraf ve yüksek faizleriyle birlikte kapatmalarını ihtar ettiğini, KGF kefalet kredisinin alacaklısı ve takipçisinin KGF'nin kendisi olduğunu, KGF kefalet kredisinin davalı banka aracılığıyla alındığını, ayrıca kullanılan krediler için verilen rehin ve ipoteği icraya koyduğunu, hesapta para olduğu halde çeklerin arkasının yazdırıldığını, davacının ödenmeyen çeklerden ötürü kara listeye alındığını ileri sürerek şimdilik 500.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 550.000,00 TL'nin 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından bankadan kullanılan kredilere ilişkin ödemelerin süresinde yapılmaması üzerine hesabın kat edilerek noter aracılığıyla hesap kat ihtarı gönderildiğini, herhangi bir ödeme yapılmaması neticesinde, icra takibine geçildiğini, davacı tarafından, müvekkili bankadan KGF kefaleti ile kredi kullanılmadığını, davacı tarafından imzalanan kefalet taahhütnamesinde açıkça, "KGF'nin kefaleti ile kullandıkları kredi borcuna asıl borçlu olarak bankaya vadesinde ödenmediği taktirde, bu kredi borcunu asıl borçlu olarak kendilerinin yerine bankaya ödeyen KGF'ye karşı.." denilerek KGF kefaleti ile kullanılan kredilerin kendilerince ödenmemesi halinde, KGF kefaleti ile güvenceye alınan kısmının bankaya kredi ... fonu tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiğini, KGF kefaletli kredinin ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarı gönderildiğini, başvuru neticesinde KGF tarafından 440.519,63 TL'lik ödeme yapıldığını, bu tutarın borçtan mahsup edildiğini, davacı borçlu tarafından kredinin geri ödenmesi amacıyla 17.08.2017 keşide 30.05.2018 vade tarihli 570.000,00 TL tutarlı bono verildiğini, yine davalı borçlu tarafından kullanılan kredilere istinaden müvekkil banka lehine ipotek tesis edildiğini, kullanılan kredilere ilişkin herhangi bir ödeme yapılmayınca banka tarafından, davacı borçlu aleyhine Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2018/5648 Esas sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, yine kredilerin geri ödenmesi amacıyla verilen bonoya ilişkin olarak Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2018/5636 E. sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının kullandığı kredilerin davalı banka tarafından KGF aracılığı ile erken kapatılması sonucunda davacının zarara uğrayıp uğramadığı noktasında toplandığı, KGF garantili kredinin 02.10.20 17... .09.2021 tarihleri arasında taksitlendirilerek kullandırıldığı, ilk beş taksitinin ödenmesinden sonra davalı bankanın önce KGF'ye başvuruda bulunduğu, bundan sonra Üsküdar 6. Noterliğinin 08.01.2018 tarih ve 2700 sayılı hesap kat ihtarnamesini davalıya gönderdiği, dolayısıyla KGF'ye başvuru tarihinde henüz davacının temerrüte düşürülmediği, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca 90 günlük sürenin beklenilmediği, KGF'den paranın gelmesinden sonra davacının bütün kredi borçlarının 31.05.2018 tarihinde bu para ile kapatıldığı, son taksitin ödendiği 02.02.2018 tarihinden KGF'den gelen paranın takip hesabına aktarıldığı 31.05.2018 tarihine kadar davacının ödeme yaptığına ilişkin bir bilginin dosyada bulunmadığı, bundan sonra Şanlıurfa 2. İcra Dairesinin 2018/65 48... / 5636 sayılı dosyalarından rehinin paraya çevrilmesi yoluyla ve kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla takip başlatıldığı, davacının hesap kat ihtarnamesi ile temerrüte düşürülmesi davalı bankanın KGF'ye başvurmasından sonra gerçekleşmişse de temerrüte düşürülmesini haksız kılacak düzenli bir ödemesi olduğunun söylenemeyeceği, KGF tarafından gönderilen paranın amacının kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle kefalet ödemesi olduğu, bu para üzerinde davalı bankanın hem ilgili Bakanlar Kurulu kararı ile hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 581 ve devamı maddelerine göre kefalet hukukundan kaynaklı öncelik ve tasarruf hakkı bulunduğu, dolayısıyla paranın davalı bankaca takip hesabına aktarılmasında ilgili mevzuat, TBK ve taraflar arasındaki kredi sözleşmelerine aykırı bir durum bulunmadığını, hükme esas alınana bilirkişi raporunda davaya konu kredi sözleşmesinin 4.3 maddesinde bankanın hesapların kesilmesi konusunda yapacağı ihbarın bankanın tüm alacaklarını muaccel hale getireceğinin hüküm altına alındığı, davalı bankanın hesap kat ihtarnamesinin 08.01.2018 tarihinde davacıya gönderildiği, 50.000,00 TL tutarlı kredinin erken kapama işleminin yapıldığı, 28.08.2017 tarihinde davacıya gönderilmiş bir ihtar bulunmadığı, dolayısıyla kullandırılan kredinin ilk taksiti dahi gelmeden ve davacı temerrüte düşürülmeden kapama işlemi yapıldığı, hesapta yeterli para olmaması nedeniyle de davacının iki çekinin ödenmediği, iki çekin tutarının 55.600,00 TL, kredi ile birlikte hesaptaki paranın toplam tutarının ise 51.242,83 TL olması nedeniyle arkası yazdırılan iki çekten birinin ödenebileceği, diğerinin ise kısmen ödenebileceği, bu durumun davacı yönünden haklılık gösterse de aynı süreç içerisinde davacının 15 adet çekinden, iki tanesi davaya konu çekler olmak üzere toplam 7 tanesinin arkasının yazdırıldığı ve davacı tarafından düzeltme hakkının kullanılarak ödemesinin yapıldığı, kalan 7 tanesinin ise çek sorumluluk bedelinin davalı banka tarafından ödendiği, bir tanesi hakkında da işlem yapılmadığı dolayısıyla davacının ödeme yapılamayan çekleri davaya konu iki çekten ibaret olmadığından davacının arkası yazdırılan çekler yönünde ileri sürdüğü maddi vakıaların da doğru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, 22.11.2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren "Kredi ... Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar uyarınca Kredi ... Fonu" kefaletli genel kredi sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.