Genel kredi sözleşmesi kaynaklı itirazın iptali davasında zamanaşımı süreleri, müteselsil kefalet sorumluluğu ve avukatlık vekalet ücretinin güncel tarife üzerinden hesaplanması gerekliliğine dair temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, asıl borçlu şirketin borcunun zamanaşımına uğramadığı, kefillerin ise kefalet sürelerinin sona erdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemenin kısmen kabul kararını istinaf yoluyla inceleyen bölge adliye mahkemesinin esasa ilişkin kararını hukuka uygun bulan, ancak bölge adliye mahkemesinin vekalet ücreti hesaplamasında kendi karar tarihindeki tarife yerine ilk derece mahkemesi karar tarihindeki tarifeyi esas almasını hatalı bularak bu yönden kısmen bozma kararı veren bir yüksek mahkeme içtihadıdır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1113 Esas, 2025/160 KararHÜKÜM : Davanın kısmen kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2022/9 E., 2022/180 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı şirket ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bünyesinde birleştirilen ... A.Ş. ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini, davanın 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi kararına göre davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu sürenin geçtiğini, Yargıtay'ın Fona devredilen Türk Ticaret Bankası alacağının Fon alacağı niteliğinde olmadığından 20 yıllık zamanaşımına tabi olmadığını içtihat ettiğini, davacının iddia ettiği gibi bir alacağı bulunmadığı gibi faiz hesaplamasının da hukuk ve hakkaniyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalılar ... Plastik Sanayi A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağının Fon alacağı olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, alacak ve faiz taleplerinin dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 28.07.1998 tarihli genel kredi sözleşmesine davalılar ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, dava konusu kredi alacaklarının dayanağı olan kredi sözleşmesinin en son 28.07.1998 tarihinde imzalandığı, davalıların en geç 28.07.2008 tarihi itibariyle bu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan kefalet yükümlülüğünün kendiliğinden sona erdiği gerekçesiyle kefiller hakkındaki davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, davalı şirket yönünden alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle asıl borçlu ... Plastik Sanayi Anonim Şirketi yönünden davalının İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2016/24050 E. sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu davalı bakımından 70.943,35 euro asıl alacak, 3.448,64 euro işlemiş faiz ve 172,43 euro BSMV olmak üzere toplam 74.564,42 euro üzerinden; asıl alacak (70.943,35 euro) tutarına takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %15 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla asıl alacak 74.564,42 euronun takip tarihindeki karşılığı olan 252.012,83 TL'nin %20'si oranındaki 50.402,56 TL icra inkar tazminatının davalı ... Sanayi A.Ş.'den tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hak düşürücü süre nedeniyle ret kararı verilmesi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı şirket vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, itirazın iptali istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve Gerekçe1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı şirket vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 21. maddesinde avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı düzenlenmiştir. Eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar tarihindeki yürürlükteki Tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesi karar tarihine göre vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı şirket vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin (vekalet ücreti yönünden temyize gelmeyen davalı ... için 5.100,00 TL ile sınırlı olmak üzere)" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...Ş.'ye yükletilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.