Kullanım kadastrosu kesinleşerek Hazine tarafından üçüncü kişilere satılan taşınmazda, tapu iptali, tescil ve tazminat talepli davanın reddi kararının temyizde onanması.
Özet: Davacı, önceki zilyedinden satın aldığını iddia ettiği taşınmazın davalılar adına tescil edilmesi üzerine tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, kullanım kadastrosu kesinleşerek hazinenin mülkiyetinden çıkan ve üçüncü şahıs adına idari satışla tescil edilen taşınmazın tapusunun iptal edilemeyeceği, bu nedenle bedelinin de talep edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf ve temyiz incelemelerinde de bölge adliye mahkemesi ve yargıtay, taşınmazın kanun uyarınca kullanıcısına satış suretiyle devredildiği ve hükmedilen kararların usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1283 E., 2024/2373 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/41 E., 2021/469 K.Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı mirasçıları vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A RDavacı vekili 08.02.2019 tarihli dava dilekçesinde; İstanbul ili .... ilçesi ..... Mahallesinde bulunan 3 15... parsel sayılı taşınmazın 250,00 m²'lik kısmının davacı tarafından önceki zilyetinden satın alındığı halde davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve davacı adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde davacının uğradığı zararların tazmini için şimdilik 5.000,00 TL'nin yasal faiziyle müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davalılara ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe, tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın açılamayacağı, aynın istenemeyeceği yerde bedelinin tazmininin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine, İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2013 tarihli ve 2012/1001 Esas, 2013/495 Karar sayılı kararıyla ....lehine, İstanbıl Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2015/383 Esas, 2017/246 Karar sayılı kararıyla kısmen ... lehine kullanıcı şerhi konulduğu, kalan kısmına ilişkin kullanım şerhi ... üzerinde bırakıldığı, taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca dava tarihinden önce adı geçen kullanıcılarına satış suretiyle devredildiği hususu da belirtilerek, aynı gerekçeyle esastan reddedilmiş; hüküm, davacının yargılama sırasında vefat etmesi üzerine usulüne uygun vekaletname ibraz eden davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, terditli olarak açılan, tapu iptali ve tescil ile tazminat isteklerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.