Tanınmış marka sahibi tarafından açılan iltibas davasında, ilk derece mahkemesinin kabulüne karşın bölge adliye mahkemesince karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilerek temyiz edilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının sahip olduğu tanınmış "..." ibareli seri markalarına iltibas oluşturduğu gerekçesiyle, davalının "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın YIDK tarafından reddedilmesi üzerine açılan iptal ve hükümsüzlük davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında mal/hizmet benzerliği ve iltibas ihtimali bulunduğunu belirterek davanın kabulüne ve markanın hükümsüzlüğüne karar vermişken, bölge adliye mahkemesi, ayırt ediciliği düşük "..." ibaresi dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığına hükmederek davayı reddetmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1962 Esas, 2025/35 KararHÜKÜM : Davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/326 E., 2022/205 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış seri markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2020/05646 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış ve seri markalar olduğunu, davalının "..." ibareli markası ile müvekkiline ait "..." esas unsurlu markaların iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkilinin seri markalarının arasına sızacağını, bu durumun iltibasa yol açacağını ileri sürerek YİDK kararının, 29. ve 30. mallarla bu malların satışına özgü 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden kısmen iptaline, dava konusu başvurunun aynı mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik olmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alıp eldeki davaya konu edilen mal ve hizmetlerin davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet 2013/32392, 2013/29479, 2013/29468 sayılı markalarında aynen yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında tüketicinin iktisadi anlamda bir ilişki kurma yanılgısına düşmesinin kuvvetle muhtemel görüldüğü, dolayısıyla başvuru kapsamında yer alan 29. ve 30. sınıf mallar ve bu malların perakendecilik hizmetlerini kapsayan 35. sınıf hizmetler bakımından işaretler arasında iltibas ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olduğu, markaların aynı iktisadi kaynakça piyasaya sürülen çeşitli gıda ürünleri için yaratılmış seri markalar oldukları şeklinde algılanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının sayılan mal ve hizmetler bakımından davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2020/05646 sayılı markanın sayılan mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29. ve 30. sınıf malların tamamı ve bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/benzer olduğundan, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, dava konusu başvuru "..." ibaresi ile bu ibarenin üzerinde sırtı dönük bir kadın figüründen, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı, markanın bir bütün olarak "..." şeklinde algılanacağı, uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.