Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tescilli ... + şekil markası ile davalının yeni başvurusunun Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 uyarınca karıştırılma tehlikesi içerdiğine hükmeden ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı şirketin tanınmış ve tescilli markaları ile davalının yaptığı marka başvurusunun görsel, işitsel ve anlamsal benzerlikler taşıması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma veya ilişkilendirilme tehlikesi yarattığı iddia edilerek TürkPatentin itirazı reddeden kararının iptali ve davalı marka başvurusunun reddi talep edilmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf, davalının 9. sınıftaki emtia için tescilini istediği markanın, davacının mevcut markası ile aynı nitelikteki emtialarda iltibas ve ilişkilendirilme tehlikesi doğuracağı sonucuna vararak davanın kabulüne hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/322 Esas, 2025/302 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/121 E., 2022/281 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 9. sınıfta tescil edilmek üzere 2020/149152 "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin tanınmış "... center" ve tescilli çok sayıda "..., ..." esas unsurlu markalarına istinaden davalı Kurum nezdinde yaptığı itirazların nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının görsel, işitsel anlamda ayırt edilemeyecek kadar benzerlik içerdikleri gibi emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, dava konusu başvuru markasının ortalama tüketici nezdinde müvekkiline ait seri markalardan biri olarak algılanacağını, ".../..." ibaresinin müvekkilinin alan adının da esaslı unsurunu oluşturduğunu, davalı gerçek kişinin müvekkiline ait ''..., ..., ... ve ...'' markalarının herkes tarafından bilinen marklar olmasından hareketle haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-1036 sayılı kararının iptaline, 2020/149152 “...” ibareli marka başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddine, tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, başvuru markası ile itiraza gerekçe gösterilen markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, ilgili tüketicilerin markaları bütüncül algı çerçevesinde, farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, itiraz dilekçesinde belirtilen markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmü kapsamında eskiye dayalı kullanım iddiasını yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediğini, SMK'nın 6/5 hükmündeki şartların oluşmadığını, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan 9. sınıf -kararda sayılı- emtianın davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet 2016/22627, 2016/18427, 2016/18267, 2018/83521 sayılı markaların kapsamlarında yer alan 9. sınıftaki emtia ile aynı/aynı tür olduğu, davalının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet bir kısım markasının kapsamındaki hizmetlerin ise benzer olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerektiği, davacının 2018/83521 sayılı markası ile dava konusu markada şekillerin kelime unsurlarına göre arka planda kaldığı, genel görünümde "..., ..." sözcüklerinin etkinliğini ortadan kaldıracak ayırt edici etkilerinin bulunmadığı, bir üst alan adı olan "..." sözcüğünün davaya konu emtia bakımından ayırt ediciliğinin güçlü olmadığı, ilgili tüketici kesiminin, dava konusu markayı, davacıya ait önceki tarihli marka ile ilişkilendirebileceği, zayıf karakterli de olsa, hükümsüz kılınmadığı sürece tescilli bir markanın hukuken korunacağı, dava konusu marka kapsamındaki tüm emtia bakımından davacıya ait 2018/83521 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının 2018/83521 sayılı marka haricinde hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markaları arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu tespitlere göre davacının tanınmışlık, alan adından kaynaklı iltibas ve davalı şahsın kötüniyetli olduğu iddialarının değerlendirilmesine gerek görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markasının tescilinin talep edildiği 9. sınıftaki emtia ile davacının 2018/83521 "... + şekil" markasının kapsamında bulunan 9. sınıftaki emtianın ayniyet içerdiği, "... +şekil" markasında öne çıkan esas unsurun “...” ibaresi olup davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı gerçek kişiye ait "...- +şekil" ibareli marka arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalı Kurumdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.