Tanınmış marka hakkı sahibinin iltibas ve kötüniyetli tescil girişimi gerekçeleriyle TürkPatent YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü talepli davasının Yargıtayca onanması.
Özet: Bu dava, tanınmış "..." markasının sahibi davacının, davalının tescilini istediği markanın kendi markasıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerliği ile davalının davacının uzun süredir kullandığı markayı ve kendine özgü renk kompozisyonunu kötüniyetli bir şekilde taklit ettiğini iddia ederek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ve davalının markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebi üzerine, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin davalının kötüniyetli olduğunu tespit ederek davayı kabul etmesi ve davalının markasının tüm mal ve hizmetler yönünden iptal ve hükümsüzlüğüne karar vermesiyle sonuçlanmış olup, bu kararlar Yargıtay tarafından onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2081 E.  ,  2025/6935 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2162 Esas, 2025/264 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/312 E., 2022/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markasını bellek modülleri, USB flash sürücüler, kulaklıklar ve mouse pad’lerden oluşan geniş bir ürün yelpazesinde kullandığını, müvekkilinin bu marka altında dünya çapında 20’den fazla oyun takımının sponsoru olduğunu, 2016/525 23... /158949 sayılı ve "..." ibareli markaları 12.10.2021 tarihinde dava dışı bir firmadan devraldığını, dolayısıyla huzurdaki davayı açmakta hak sahibi olduğunu, davalı şirketin "..." ibareli başvurusuna yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yapılan itirazın ise TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 9. ve 28. sınıfta yer alan biri kısım malların daha çıkarıldığını, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait 2016/52523 sayılı marka arasında başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden iltibas koşullarının gerçekleştiğini, dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin markasının tanındığını, ayrıca dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu, zira dava konusu ibarenin müvekkili tarafından uzun zamandır ticari faaliyetlerinde fiilen kullanılan işaret ile birebir aynılık içerdiğini, davalı şirketin bu işareti müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmaksızın bir araya getirmiş olmasının mümkün olmadığını, dava konusu işarette sadece “...” ibaresinin değil, bu ibarenin müvekkili tarafından kullanılış biçiminin ve gri-kırmızı renk kompozisyonunun da taklit edildiğini, halbuki bu logonun müvekkilinin markalarını devraldığı firma adına dünyanın önde gelen ülkelerinde marka olarak tescilli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2021-M-6888 sayılı kararının aleyhe olan kısımları bakımından iptaline, başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunmadığını, başvurunun davacının tanınmış markasından yararlanma amacıyla veya kötüniyetli olarak yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamda kalan emtialardan, sadece 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer emtialar açısından oluşmadığı, davacının uzun yıllardır markasal hüviyette kullandığı bir tanıtma vasıtasının, içerdiği kelime, renk unsurları ve yazım kompozisyonuyla birebir aynısı olan bir görseli kendisine marka olarak seçen davalının, davacının tanıtma vasıtasından esinlenmemiş olmasının, hayatın olağan akışına denk düşmediği, dolayısıyla davacının kötüniyet iddialarının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-6888 sayılı kararının davaya konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.