Hak düşürücü süre ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilen hizmet tespiti davasında sigortalılık süresinin belirlenmesi talebiyle yapılan temyiz başvurusu.
Özet: Davacı, 1999 ile 2007 yılları arasındaki farklı dönemlerde davalı şirkette asgari ücretle kesintisiz çalıştığını iddia ederek sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1999 olarak tespitini ve ilgili hizmetlerinin kayıt altına alınmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesi, talebin bir kısmını hak düşürücü süre, diğer kısmını ise SGK kayıtlarında mevcut olması nedeniyle hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usulden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davacı ise tüm çalışma dönemlerinin tescil edilmesi gerektiği ve ilk işe başlama tarihinin 01.05.1999 olduğu gerekçeleriyle bu kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/11800 E.  ,  2025/18087 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2744 E., 2025/1152 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 7. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/27 E., 2023/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.05.1999-22.11.1999, 26.05.2001-01.05.2004, 07.09.2004-20.04.2007 tarihleri arasında kesintisiz ve tam zamanlı bir şekilde davalı şirkette asgari ücreti ile çalıştığının tespitini, müvekkilinin işe başlama tarihinin 01.05.1999 tarihi olduğunun tespitini, sigortalılık süresinin tespiti ile diğer hizmetleri ile birleştirilmesini, prim ve yasal faizin davalı tarafça karşılanmasını dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil tarafça sunulan cevap dilekçesi ile 5 yıllık hak düşürücü süre oluştuğunu ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddi gerektiğini, Kurum kayıtlarının aksini iddia eden davacının buna eş değer belgelerle ispatlaması gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, davalı işverenin ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki kayıtları getirtilerek davacının iddialarının değerlendirilmesini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesini, Kurumun resmi kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmamasını ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı itibari ile
1-Davacının 01.05.1999-18.10.1999 tarihleri arası döneme ilişkin hizmet tespit talebinin hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine,
2-Davacının 19.10.1999-22.11.1999, 26.05.2001-01.05.2004, 07.09.2004-20.04.2007 tarihleri arası döneme ilişkin hizmet tespiti talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde davacıya ait işe giriş bildirgesinin Kuruma 18.10.1999 tarihinde verildiği ve davacının işe başlama tarihinin 19.10.1999 tarihi olduğu ayrıca davacının 19.10.1999 tarihinde işe başladığını beyan ettiği sigortalı bildirim belgesinin yer aldığı görülmüş, davacının, iş bu dava ile talep ettiği üzere 01.05.1999-18.10.1999 tarihleri arası döneme ilişkin olmak üzere davalı işyerinde işe başladığı ve davalı işyerinde çalıştığına dair bildirimde bulunulmadığı ve dönem bordrosunda da davacının yer almadığı anlaşılmış olup beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle, mahkemenin vermiş olduğu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin karar doğru olduğu 19.10.1999-22.11.1999, 26.05.2001-01.05.2004, 07.09.2004-20.04.2007 tarihleri arası döneme ilişkin hizmet tespiti talebinin ise SGK kayıtlarında yer aldığı anlaşılmakla bu süreler yönünden davacının, dava açmakta 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince hukuki yararı bulunmadığı bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairece istinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1-Dava konusu dönemde, davalı şirketin Kayseri ilinde faaliyet yürüttüğüne dair ticaret sicil müdürlüğü kayıtları sunduklarını, dava konusu dönem çalışması Kayseri ilinde yapıldığından ve şirket, dava konusu dönemde Kayseri ilinde faaliyet yürüttüğünden eldeki davada Kayseri İş Mahkemesi görevli ve yetkili olduğunu,
2-Müvekkilin çalıştığı tarih aralığının "01.05.1999- 22.11.1999, 26.05.2001- 01.05.2004, 07.09.2004-20.04.2007 olduğunu, davanın kabulü ile müvekkilin bahsi geçen tarihler arasında sigortalılığının tescil ve tespitine karar verilmesini, müvekkilin işe başlama tarihinin 01.05.1999 olarak kabul ve tesciline karar verilmesini istediklerini,
3-Müvekkilin davalı iş yerinde "01.05.1999-22.11.1999, 26.05.2001-01.05.2004, 07.09.2004-20.04.2007" tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz olarak asgari ücretli bir şekilde çalışmış olduğun kabulü ile SGK kayıtlarına işlenmesine, tescil ve hizmet tespit taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenilmesine karar verilmesini,
4-Hiçbir şarta tabi olmaksızın, işe giriş bildirgesi verilmesi, hak düşürücü süreyi ortadan kaldırdığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.