İş kazası tespit davasında, çalışan lehine verilen kararın temyiz itirazlarının reddedilerek, kazanın iş kazası olduğunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesinleşmesi.
Özet: Bu dava, davacının 21.03.2018 tarihinde davalılara ait işyerinde fırın temizliği sırasında parmağını sıkıştırması sonucu meydana gelen olayın iş kazası olup olmadığının tespiti talebiyle açılmış; Sosyal Güvenlik Kurumunun başlangıçta olayı iş kazası saymamasına rağmen, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, işçi-işveren ilişkisinin sabit olduğu, tanık beyanları ve hastane kayıtları gibi delillere dayanarak olayın 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında bir iş kazası olduğuna hükmetmiştir. Davalıların kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararı bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek davalıların temyiz başvurusunu reddetmiş ve olayın iş kazası olduğu tespitini kesinleştirmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1728 E., 2025/752 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş MahkemesiSAYISI : 2022/377 E., 2023/282 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalılar yanında çalışmakta iken 21.03.2018 tarihinde iş kazası geçirip yaralandığını, davalılardan SGK'ya yapmış oldukları başvuru sonucunda olayın iş kazası sayılmamasına karar verildiğini belirterek; müvekkilinin 21.03.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitini istemiştir. II. CEVAP1.Davalılardan ... ve ... vekili; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum tarafından yapılan araştırma incelemeler sonucunda olayın iş kazası sayılmasını gerektirecek bir delile rastlanmadığından olayın iş kazası sayılmamasına karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının HDC kayıtlarından, kaza tarihi olan 21.03.2018 tarihinde davalılardan işverenlere ait ... işyeri sicil muralı, ... Ekmek Fabrikası isimli işyerinde çalıştığı, dinlenen tanık beyanlarından, davacının davacı işverenlerin işçisi olarak davalılara ait iş yerinde çalıştığı sırada, iş yerinde bulunan ekmek pişirme makinesinin temizlenmesi sırasında parmağını sıkışarak kesildiğine yönelik beyanda bulundukları, davalılardan ...'in de duruşmadaki beyanında, kazanın davacının işyerinde çalıştığı sırada meydana geldiğini belirttiği, dosya arasında bulunan ... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğünün 21.03.2018 tarihli hastane anemnez raporundan davacının parmak kesisi şikayetiyle hastaneye başvurduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacı ...'in ... sicil numaralı ... ve ... ortaklığına ait iş yerinde 21.03.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre ve özellikle davacının olay tarihinde davalı işverenlere ait ... işyeri sicil numaralı işyerinde işçi işveren ilişkisi içinde çalışma olgusunun sabit olması, olayın 5510 sayılı Kanun'un 13.maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitinde ve hüküm altına alınan harç miktarı ile vekalet ücreti miktarında bir isabetsizlik bulunmaması, davalı SGK'nın olayı iş kazası kabul etmemek suretiyle davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması karşısında Mahkemenin kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1.Davalılardan ... ve ... vekili; SGK Ünite kararı ile Mahkeme kararı arasında çelişki oluştuğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılması gerektiğini, davacının sağlık kuruluşunda başvurusunda, olayın işyerinde meydana gelmediğini beyan ettiğini, olayın üzerinden 4 yılı aşkır bir süre geçtikten sonra bu davanın açılmasına kuşku ile yaklaşılması gerektiğini, hüküm altına alınan harç miktarlarının, davacı lehine hüküm altına alınan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalılardan SGK vekili; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 21.03.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz başvuru harcı ve temyiz harcının temyiz eden ilgili davalılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.