**11. Ceza Dairesi, derin dondurucu ariyet sözleşmesiyle ilgili hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararını bozarak, dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmetti.**
Özet: Sanığın imzaladığı bir ariyet sözleşmesiyle teslim edilen derin dondurucuyu iade etmediği iddiasıyla açılan davada, başlangıçta hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan ancak suç tarihinde kurumda yetkisiz olduğu anlaşılan sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçuna girdiği ve bu suçun kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının temyiz incelemesi sırasında dolduğu belirlendiğinden, ilk derece mahkemesinin beraat kararı bozularak, yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/24686 E.  ,  2025/15566 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/773 E. 2016/525 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötü kullanma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan .... ile ... Kurumları arasında düzenlenen ve sanık tarafından imzalanan ariyet sözleşmesi gereğince derin dondurucu teslim edildiği halde derin dondurucunun iade edilmediğinin iddia edildiği olayda, sanığın suç tarihinde kurumda bir yetkisinin olmadığının anlaşılması karşısında; eylemin katılana karşı 5237 sayılı TCK'nın 155/1 inci maddesi kapsamında yer alan güveni kötüye kullanma suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Değişen suç vasfı itibarıyla;
Sanığa yüklenen “güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 08.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.