6. Ceza Dairesi, çocuk mağdurların şikayetçi olmaması ve vekil iradesi çelişkisi nedeniyle temyizlerini reddederken, bazı suçlarda zamanaşımı ile diğerinde yaralamanın niteliğinin eksik belirlenmesi sebebiyle kısmen bozma kararı verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, 15 yaşından küçük mağdurların kanuni temsilcisinin şikayetçi olmaması sebebiyle mağdur vekilinin temyiz başvurusunu reddetmiş; sanık hakkında nitelikli tehdit ve kasten basit yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini, 12 yıllık dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozarak kamu davasını düşürmüştür. Ek olarak, başka bir mağdura yönelik kasten basit yaralama suçunda ise yaralanmanın niteliği hakkında kesin rapor alınmaması ve ilgili kanun maddesinin eksik uygulanması gerekçeleriyle hükmü kısmen bozarak sanığın kazanılmış haklarını korumuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/85 E., 2023/863 K.SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten basit yaralamaHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A. Mağdurlar ... ve ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde, Mağdurların suç tarihinde 15 yaşından küçük olması nedeniyle, mağdurlar adına şikâyet hakkını kullanma ve kamu davasına katılma yetkisinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 tarih ve 2013/287 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararı gereğince kanuni temsilcilerine ait olduğu ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.02.20 22... /9-24 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 15 yaşından küçük mağdurun velisi ile mağdura 5271 sayılı Kanun'un 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde, kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği dikkate alındığında, mağdurların kanuni temsilcisi mağdur ...'ın 03.03.2015 tarihli, mağdurlar ... ve ...'nın da talimat mahkemesi yoluyla alınan 11.05.2015 tarihli duruşmasında şikâyetçi olmadıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 234/6 ve 243/1. maddeleri gereğince mağdurların kamu davasına katılması hükümsüz kaldığı için kanun yollarına başvurma hakkı bulunmadığından, mağdurlar vekilinin hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdur ...'ya Yönelik Silahla Tehdit ve Mağdur ... 'ya Yönelik Kasten Basit Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde, Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a ve 86/2, 86/3-a,e maddelerine uyan silahla tehdit ve kasten basit yaralama suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının, suç tarihi olan 15.07.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiisinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, C. Sanık Hakkında Mağdur ...'ya Yönelik Kasten Basit Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde ise, 1- Oluş ve dosya kapsamına göre; ... ve ... Hastanesi adli tıp uzmanı tarafından mağdur ... hakkında, kesici alete bağlı karın bölgesindeki yaralanmanın hayati tehlike oluşturduğuna ilişkin geçici rapor düzenlediği, ayrıca 16.07.2013 tarihli kolluk tutanağında da mağdurun yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü, 2-3 gün içerisinde taburcu edilebileceği ve aldığı bıçak darbesinin bölgesine göre de hayati tehlikesinin devam ettiğinin belirtildiği dikkate alındığında, mağdur ...'nın yaralanmasının niteliğinin belirlenmesi yönünden kesin raporun aldırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabule göre de, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 86/3-b maddesi gereğince uygulama yapılmaması Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiisinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle farklı gerekçe ile kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.