Dini inanç ve duyguları istismar suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyetin, eylemin vasfı gereği üst dereceli ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerekirken asliye ceza mahkemesince yargılamaya devam edilmesi nedeniyle bozulması.
Özet: Sanıkların, umreden geldiğini ve mevlüt okutacağını belirterek mağdurdan et talep edip ödeme yapmadıkları iddiasıyla görülen dolandırıcılık davasında, yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararları üst mahkeme tarafından bozulmuştur; çünkü eylemin 5237 sayılı Kanunun 158. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen "dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmadığının takdiri ağır ceza mahkemesine ait olduğundan, asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurması yasaya aykırı bulunmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/26474 E.  ,  2025/16234 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/423 E., 2019/508 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
25.03.2014 tarihinde ... isimli iş yerine ... plaka sayılı araçla gelen sanıklardan ...'ın şikayetçi ...'e umreden geldiğini, mevlüt okutacağını, babasını ve amcasını tanıdığını, 150 kg et istediğini, etin parasını ...'da bulunan oğlunun göndereceğini, parayı 28.03.2014 tarihinde ödeyeceğini söylediği, ...'in de şikâyetçiye ...'ı kastederek "... sağlamdır, ben kefilim" diyerek ikna ettiği, 26.03.2014 tarihinde ...'ın şikâyetçiye telefonla arayarak 100 kg daha et istediği, hazırlanan etleri 27.03.2014 tarihinde ...'ın teslim aldığı, sanıkların şikâyetçiye ödeme yapmadıkları şeklinde iddiaya konu eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen "Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.