7. Ceza Dairesinin, Mal Bildiriminde Bulunulması Kanununa Muhalefet Suçunda Katılan Sıfatı Tartışması ve Gerçekleşen Zamanaşımı Nedeniyle Kamu Davasının Düşmesi Kararına İlişkin Değerlendirmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, bir kurumun suçtan doğrudan zarar görmemesi sebebiyle temyiz istemini reddederken, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kanununa muhalefet suçundan zarar gören Hazine ve Maliye Bakanlığının temyiz başvurusunu haklı bulmuştur. Yapılan incelemede, sanığın savunmasının alındığı 20.05.2015 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilmiş; bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmü bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek kalmadan, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2021/24760 E.  ,  2025/16931 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/283 E., 2015/574 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...
KATILMA TALEBİ
REDDEDİLEN : ...
SUÇ : 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla
Mücadele Kanunu'na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
I- Katılma Talebi Reddedilen ... Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından;
Suç tarihinde suçtan doğrudan zarar görmeyen ... Genel Müdürlüğünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılma talebi reddedilen ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Suçtan Zarar Gören ... Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşıldığından, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 20.05.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.