11. Ceza Dairesi, kamu kurumları aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraat ve mahkûmiyet kararlarını, zamanaşımı ve ölüm gibi nedenlerle düşme hükümlerini onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlamalarına ilişkin temyiz incelemesinde, suçtan zarar gören vekilinin katılan sıfatıyla temyiz hakkını kabul ederek, sanıkların çoğunluğu hakkında verilen nitelikli dolandırıcılık beraat hükümlerini onamış, bir sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü ise tekerrür yönünden infazda değerlendirilmek üzere tasdik etmiş; ayrıca, hükümden sonra vefat eden üç sanık hakkındaki kamu davalarını düşürmüş, özel belgede sahtecilik suçlaması yönünden birçok sanık için dava zamanaşımının gerçekleştiğini belirlemiş ve bir sanık hakkında ise bazı suçlardan henüz hüküm kurulmadığını kaydetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/38535 E.  ,  2025/16222 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/406 E. 2016/297 K.
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararlarının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmesi nedeniyle kamu davasına katılma hakkı bulunan ve hükmü temyiz eden suçtan zarar gören vekilene duruşma davetiyesi gönderilip katılma talebi sorulmamışsa da sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerini temyiz eden suçtan zarar gören vekilinin, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören sıfatıyla 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğundan aynı Kanunun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mahkemece sanık ... hakkında "özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık" suçlarından herhangi bir hüküm kurulmadığı belirlenmekle, bu suçlar yönünden mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Katılan Kurum Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik, Sanık Müdafiinin Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesiyle tekerrüre esas ilamın uzlaşma kapsamına alınan bedelsiz senedi kullanma suçuna ilişkin olduğu görülmekle tekerrüre esas alınan ilâm yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile sanık hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çektirilmeyeceği hususunun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmekle, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2-Katılan Kurum Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerini, sanıklar ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından kurulan beraat hükümlerini, sanık ... müdafiinin sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talepleri yönünden;
Sanık ...'in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 14.05.2022 tarihinde öldüğü, sanık ...'un UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 02.03.2025 tarihinde öldüğü, sanık ...'ün UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 28.11.2025 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu; ayrıca sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın sorgusunun yapıldığı 05.12.2014 tarihinden, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 21.10.2014 tarihinden, sanıklar ..., ..., ..., ...'ın sorgusunun yapıldığı 05.05.2015 tarihinden, sanıklar ..., ..., ..., ...'nın sorgusunun yapıldığı 20.02.2015 tarihinden, sanık ...'nın sorgusunun yapıldığı 17.11.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, sanık ... yönünden ise sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 07.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin ve sanık ... müdafii temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı ve ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.